العربية (Arabic) Kelime Öğrenmek İçin En İyi Flashcard Setleri: A1–B2 Rehberi
Örnek cümleler ve aralıklı tekrar ile 15 tematik flashcard setinde (A1–B2) en önemli 480 günlük العربية (Arabic) kelime ve ifadeyi öğrenin.
Interactive Premade Curricula
Arabic Flashcard Decks (15)
Select any deck below to study cards with active recall, audio pronunciation, and FSRS spaced repetition, or filter by difficulty level.
العربية (Arabic) — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler
العربية (Arabic) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
العربية (Arabic) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
العربية (Arabic) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
العربية (Arabic) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
العربية (Arabic) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
العربية (Arabic) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
العربية (Arabic) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
العربية (Arabic) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
العربية (Arabic) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
العربية (Arabic) — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler
العربية (Arabic) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
العربية (Arabic) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
العربية (Arabic) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
العربية (Arabic) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Hemen pratik yapmaya hazır mısınız?
Günlük hayatta özgüvenle العربية (Arabic) konuşmanın sırrı, en sık kullanılan 480 somut kelime ve ifadeyi 15 günlük temada Aktif Hatırlama ve Aralıklı Tekrar (FSRS-4.5) ile öğrenmektir.
Neden Önce Somut Günlük Kelimeleri Öğrenmek En İyisidir?
Somut isimleri en önemli 32 eylem fiili ve 32 sıfatla birleştirmek, ilk haftadan itibaren binlerce doğal cümle kurmanızı sağlar.
15 Temel Tematik العربية Kelime Seti (480 Çekirdek Kelime)
Set 1: Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler (32 kart)
Merhaba, günaydın, lütfen, teşekkürler, affedersiniz ve temel günlük konuşmalar.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| مرحباً (marḥaban) | Merhaba | مرحباً يا صديقي (marḥaban yā ṣadīqī) — Merhaba, günün nasıl geçiyor? |
| صباح الخير (ṣabāḥ al-khayr) | Günaydın | صباح الخير لكم (ṣabāḥ al-khayr lakum) — Günaydın, iyi uyudun mu? |
| مساء الخير (masāʾ al-khayr) | Tünaydın | مساء الخير جميعاً (masāʾ al-khayr jamīʿan) — Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz. |
| مساء النور (masāʾ al-nūr) | İyi akşamlar | مساء النور يا أخي (masāʾ al-nūr yā akhī) — İyi akşamlar, akşam yemeği hazır. |
| تصبح على خير (tuṣbiḥ ʿalā khayr) | İyi geceler | نم جيداً (nam jayyidan) — İyi geceler, tatlı rüyalar gör. |
| مع السلامة (maʿa al-salāmah) | Hoşça kal | وداعاً يا صديقي (wadāʿan yā ṣadīqī) — Hoşça kal, yakında görüşürüz. |
| أراك غداً (arāka ghadan) | Yarın görüşürüz | أراك غداً صباحاً (arāka ghadan ṣabāḥan) — Yarın sabah işte görüşürüz. |
| من فضلك (min faḍlika) | Lütfen | ماء من فضلك (māʾ min faḍlika) — Lütfen bana suyu uzat. |
| شكراً (shukran) | Teşekkürler | شكراً على مساعدتك (shukran ʿalā musāʿadatika) — Yardımın için teşekkür ederim. |
| شكراً جزيلاً (shukran jazīlan) | Çok teşekkürler | شكراً جزيلاً لك (shukran jazīlan laka) — Her şey için çok teşekkürler. |
Set 2: Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman (32 kart)
Temel sayılar, pazartesiden pazara günler, mevsimler, bugün, yarın ve saatler.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| واحد (wāḥid) | bir (1) | عندي تذكرة واحدة (ʿindī tadhkirah wāḥidah) — Bugün için bir biletim var. |
| اثنان (ithnān) | iki (2) | طاولة لشخصين رجاءً (ṭāwilah lishakhṣayn rajāʾan) — İki kişilik bir masa lütfen. |
| ثلاثة (thalāthah) | üç (3) | لدينا ثلاث قطط (ladaynā thalāth qiṭaṭ) — Evimizde üç tane kedi var. |
| أربعة (arbaʿah) | dört (4) | هنا أربعة كراسي (hunā arbaʿat karāsī) — Burada dört sandalye var. |
| خمسة (khamsah) | beş (5) | انتظر خمس دقائق (intaẓir khams daqāʾiq) — Bana lütfen beş dakika verin. |
| ستة (sittah) | altı (6) | أستيقظ الساعة السادسة (astayqiẓu al-sāʿah al-sādisah) — Sabah saat altıda uyanırım. |
| سبعة (sabʿah) | yedi (7) | الأسبوع فيه سبعة أيام (al-usbūʿ fīhi sabʿat ayyām) — Bir haftada yedi gün vardır. |
| ثمانية (thamāniyah) | sekiz (8) | نبدأ الساعة الثامنة (nabdaʾu al-sāʿah al-thāminah) — Ders saat sekizde başlıyor. |
| تسعة (tisʿah) | dokuz (9) | القطار يغادر التاسعة (al-qiṭār yughādiru al-tāsiʿah) — Tren saat dokuzda kalkıyor. |
| عشرة (ʿasharah) | on (10) | السعر عشرة دولارات (al-siʿru ʿasharat dūlārāt) — Bu defter on lira tutuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Set 3: Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar (32 kart)
Sandalye, masa, yatak, kanepe, lamba, kapı, pencere, anahtar, mutfak, yatak odası ve ev eşyaları.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| البيت (al-bayt) | ev | بيتنا قريب من البحر (baytunā qarīb mina al-baḥr) — Evimiz parkın hemen yanında. |
| الشقة (al-shaqqah) | daire | أسكن في شقة صغيرة (askunu fī shaqqah ṣaghīrah) — Üçüncü katta bir daire kiraladım. |
| الغرفة (al-ghurfah) | oda | هذه الغرفة واسعة ومشمسة (hādhihi al-ghurfah wāsiʿah) — Bu oda bütün gün güneş alıyor. |
| المطبخ (al-maṭbakh) | mutfak | نطبخ العشاء في المطبخ (naṭbukhu fī al-maṭbakh) — Annem mutfakta yemek pişiriyor. |
| غرفة النوم (ghurfat al-nawm) | yatak odası | غرفة النوم هادئة (ghurfat al-nawm hādiʾah) — Yatak odası oldukça sessiz. |
| الحمام (al-ḥammām) | banyo | أغسل يدي في الحمام (aghsilu yadī fī al-ḥammām) — Banyoda ellerimi sabunla yıkadım. |
| غرفة الجلوس (ghurfat al-julūs) | oturma odası | نجلس في الصالة (najlisu fī al-ṣālah) — Akşamları oturma odasında dinleniriz. |
| الحديقة (al-ḥadīqah) | bahçe | الأزهار تتفتح في الحديقة (al-azhār tatafattaḥu fī al-ḥadīqah) — Bahçede rengarenk çiçekler açmış. |
| الكرسي (al-kursī) | sandalye | اجلس على هذا الكرسي (ijlis ʿalā hādhā al-kursī) — Lütfen bu sandalyeye oturun. |
| الطاولة (al-ṭāwilah) | masa | الطعام جاهز على الطاولة (al-ṭaʿām jāhiz ʿalā al-ṭāwilah) — Tabaklar yemek masasının üzerinde. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Set 4: Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş (32 kart)
Su, ekmek, kahve, çay, süt, peynir, et, balık, çorba, kahvaltı, akşam yemeği, menü ve hesap.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| الماء (al-māʾ) | su | أريد كأساً من الماء (urīdu kaʾsan mina al-māʾ) — Bir bardak soğuk su lütfen. |
| الخبز (al-khubz) | ekmek | هذا الخبز طازج ولذيذ (hādhā al-khubz ṭāzaj) — Fırından taze ve sıcak ekmek aldım. |
| القهوة (al-qahwah) | kahve | أشرب فنجاناً من القهوة (ashrabu finjānan mina al-qahwah) — Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim. |
| الشاي (al-shāy) | çay | أحب الشاي الأخضر بالنعناع (uḥibbu al-shāy bi-al-naʿnāʿ) — İnce belli bardakta sıcak çay. |
| الحليب (al-ḥalīb) | süt | الحليب مفيد جداً للأطفال (al-ḥalīb mufīd lil-aṭfāl) — Yatmadan önce ılık süt içtim. |
| العصير (al-ʿaṣīr) | meyve suyu | عصير البرتقال الطازج لذيذ (ʿaṣīr al-burtuqāl ladhīdh) — Taze sıkılmış portakal suyu. |
| النبيذ (al-nabīdh) | şarap | هذا عصير عنب أحمر (hādhā ʿaṣīr ʿinab aḥmar) — Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap. |
| الجعة / البيرة (al-bīrah) | bira | زجاجة شراب الشعير البارد (sharāb al-shaʿīr) — Soğuk bir bardak bira söyledik. |
| الجبن (al-jubn) | peynir | آكل الخبز مع الجبن الأبيض (ākulu al-khubz maʿa al-jubn) — Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim. |
| الزبدة (al-zubdah) | tereyağı | أضع الزبدة والمربى على الخبز (aḍaʿu al-zubdah ʿalā al-khubz) — Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
Set 5: Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi (32 kart)
Elma, muz, portakal, çilek, domates, patates, havuç, soğan, sarımsak, salata, zeytinyağı ve bal.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| الفاكهة (al-fākihah) | meyve | الفاكهة الطازجة مفيدة للصحة (al-fākihah mufīdah) — Yazın bol bol taze meyve yeriz. |
| التفاحة (al-tuffāḥah) | elma | هذه التفاحة الحمراء حلوة (hādhihi al-tuffāḥah ḥulwah) — Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı. |
| الموز (al-mawz) | muz | الموز الأصفر يعطي طاقة (al-mawz al-aṣfar yuʿṭī ṭāqah) — Kahvaltıda süt ve muz yedim. |
| البرتقالة (al-burtuqālah) | portakal | هذه البرتقالة حلوة وكثيرة العصير (hādhihi al-burtuqālah) — Kışın bol bol sulu portakal yeriz. |
| الليمون (al-laymūn) | limon | طعم الليمون الأصفر حامض (ṭaʿm al-laymūn ḥāmiḍ) — Çorbaya biraz taze limon sıktım. |
| الفراولة (al-farāwlah) | çilek | أحب مربى الفراولة الحلو (uḥibbu murabbā al-farāwlah) — Bahçeden taze kırmızı çilek topladık. |
| العنب (al-ʿinab) | üzüm | عنقود من العنب الأخضر الحلو (ʿunqūd mina al-ʿinab) — Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var. |
| الخوخ / الدراق (al-khawkh) | şeftali | ثمرة الخوخ ناعمة وحلوة (thamrat al-khawkh ḥulwah) — Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir. |
| البطيخ (al-baṭṭīkh) | karpuz | البطيخ الأحمر البارد منعش صيفاً (al-baṭṭīkh munʿish) — Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz. |
| الأناناس (al-anānās) | ananas | فاكهة الأناناس الاستوائية لذيذة (al-anānās ladhīdh) — Dilimlenmiş taze tropikal ananas. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Set 6: Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler (32 kart)
Anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş, büyükanne, büyükbaba, eş, çocuk, arkadaş, komşu ve meslektaş.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| العائلة (al-ʿāʾilah) | aile | عائلتي تعيش هنا. (ʿāʾilatī taʿīshu hunā.) — Ailem bu şehirde yaşıyor. |
| الأم (al-umm) | anne | أمي تطبخ طعامًا لذيذًا. (ummī taṭbukhu ṭaʿāman ladhīdhan.) — Annem her gün lezzetli yemekler pişirir. |
| الأب (al-ab) | baba | أبي يعمل في المستشفى. (abī yaʿmalu fī al-mustashfā.) — Babam yerel bir hastanede çalışıyor. |
| الوالدان (al-wālidān) | ebeveynler | والداي في البيت الآن. (wālidāya fī al-bayti al-āna.) — Annem ve babam her yaz tatile gider. |
| الأخ (al-akh) | erkek kardeş | أخي يعزف على الجيتار. (akhī yaʿzifu ʿalā al-jītār.) — Kardeşim bir grupta gitar çalıyor. |
| الأخت (al-ukht) | kız kardeş | أختي تدرس الطب. (ukhtī tadrusu aṭ-ṭibba.) — Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor. |
| الابن (al-ibn) | oğul | ابنهما يذهب إلى المدرسة. (ibnuhumā yadhhabu ilā al-madrasati.) — Oğulları şimdi ilkokula gidiyor. |
| الابنة (al-ibnah) | kız evlat | ابنتهما تحب الرسم كثيرًا. (ibnatuhumā tuḥibbu ar-rasma kathīran.) — Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor. |
| الجد (al-jadd) | büyükbaba | جدي يقرأ الجريدة كل يوم. (jaddī yaqraʾu al-jarīdata kulla yawm.) — Dedem her akşam harika hikayeler anlatır. |
| الجدة (al-jaddah) | büyükanne | جدتي تخبز خبزًا طازجًا. (jaddatī takhbizu khubzan ṭāzijan.) — Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Set 7: Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler (32 kart)
Gömlek, pantolon, elbise, ceket, palto, ayakkabı, çorap, şapka, gözlük, şemsiye, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| الملابس (al-malābis) | kıyafetler | هذه الملابس نظيفة. (hādhihi al-malābisu naẓīfatun.) — Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum. |
| القميص (al-qamīṣ) | gömlek | هو يرتدي قميصًا أبيض. (huwa yartadī qamīṣan abyaḍa.) — Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor. |
| تي شيرت (tī shīrt) | tişört | ألبس قميصًا قطنيًا. (albasu qamīṣan quṭniyyan.) — Yazın pamuklu bir tişört giyerim. |
| الكنزة (al-kanzah) | kazak | هذه الكنزة دافئة جدًا. (hādhihi al-kanzatu dāfiʾatun jiddan.) — Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor. |
| السترة (as-sutrah) | ceket | ارتدِ سترتك قبل الخروج. (irtadi sutrataka qabla al-khurūji.) — Dışarı çıkmadan önce ceketini giy. |
| المعطف (al-miʿṭaf) | palto | علقت معطفها خلف الباب. (ʿallaqat miʿṭafahā khalfa al-bābi.) — Kalın paltosunu kapının yanına astı. |
| البدلة (al-badlah) | takım elbise | اشترى بدلة سوداء للحفل. (ishtarā badlatan sawdāʾa lil-ḥafli.) — Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı. |
| الفستان (al-fustān) | elbise | هي ترتدي فستانًا جميلاً. (hiya tartadī fustānan jamīlan.) — Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor. |
| التنورة (at-tannūrah) | etek | هذه التنورة جميلة. (hādhihi at-tannūratu jamīlatun.) — Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor. |
| البنطلون (al-banṭalūn) | pantolon | هذا البنطلون طويل. (hādhā al-banṭalūnu ṭawīlun.) — Bu siyah pantolon biraz fazla uzun. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Set 8: Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane (32 kart)
Baş, göz, kulak, el, ayak, kalp, mide, diş, ağrı, ateş, öksürük, doktor, hastane, eczane ve ilaç.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| الجسم (al-jism) | vücut | الرياضة تقوي الجسم. (ar-riyāḍatu tuqawwī al-jisma.) — Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar. |
| الرأس (ar-raʾs) | baş | هز رأسه موافقًا. (hazza raʾsahu muwāfiqan.) — Onaylamak için başını salladı. |
| الشعر (ash-shaʿr) | saç | هي تمشط شعرها الطويل. (hiya tumashshiṭu shaʿrahā aṭ-ṭawīla.) — Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor. |
| الوجه (al-wajh) | yüz | أغسل وجهي بالماء البارد. (aghsilu wajhī bil-māʾi al-bāridi.) — Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum. |
| العين (al-ʿayn) | göz | أغمضت عينيها ونامت. (aghmaḍat ʿaynayhā wa-nāmat.) — Gözlerini kapattı ve hemen uyudu. |
| الأذن (al-udhun) | kulak | همست بسر في أذني. (hamasat bi-sirrin fī udhunī.) — Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı. |
| الأنف (al-anf) | burun | أنفي بارد بسبب الرياح. (anfī bāridun bi-sababi ar-riyāḥi.) — Kış rüzgarından burnum çok üşüdü. |
| الفم (al-fam) | ağız | افتح فمك عند الطبيب. (iftaḥ famaka ʿinda aṭ-ṭabībi.) — Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın. |
| السن (as-sinn) | diş | أنظف أسناني كل يوم. (unaẓẓifu asnānī kulla yawmin.) — Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum. |
| اللسان (al-lisān) | dil | الحساء الساخن أحرق لساني. (al-ḥasāʾu as-sākhinu aḥraqa lisānī.) — Sıcak çorba dilimi yaktı. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Set 9: Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu (32 kart)
Köpek, kedi, at, kuş, balık, aslan, ağaç, çiçek, orman, dağ, deniz, nehir, güneş, yağmur, kar ve rüzgar.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| الحيوان (al-ḥayawān) | hayvan | الحيوانات تعيش في الغابة. (al-ḥayawānātu taʿīshu fī al-ghābati.) — Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar. |
| الكلب (al-kalb) | köpek | الكلب يجري في الحديقة. (al-kalbu yajrī fī al-ḥadīqati.) — Köpek parkta neşeyle koşuyor. |
| القطة (al-qiṭṭah) | kedi | القطة تنام على الأريكة. (al-qiṭṭatu tanāmu ʿalā al-arīkati.) — Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor. |
| العصفور (al-ʿuṣfūr) | kuş | العصفور يغرد في الشجرة. (al-ʿuṣfūru yugharridu fī ash-shajarati.) — Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor. |
| الحصان (al-ḥiṣān) | at | الحصان يجري في الحقل. (al-ḥiṣānu yajrī fī al-ḥaqli.) — Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor. |
| البقرة (al-baqarah) | inek | البقرة تأكل العشب. (al-baqaratu taʾkulu al-ʿushba.) — İnekler çayırda taze ot yiyor. |
| الخنزير (al-khinzīr) | domuz | يعيش الخنزير في المزرعة. (yaʿīshu al-khinzīru fī al-mazraʿati.) — Çiftçi her sabah domuzları besliyor. |
| الخروف (al-kharūf) | koyun | الخراف ترعى فوق التل. (al-khirāfu tarʿā fawqa at-talli.) — Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor. |
| الدجاجة (ad-dajājah) | tavuk | الدجاجة تضع بيضًا طازجًا. (ad-dajājatu taḍaʿu bayḍan ṭāzijan.) — Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar. |
| الأرنب (al-arnab) | tavşan | الأرنب الأبيض يحب الجزر. (al-arnabu al-abyaḍu yuḥibbu al-jazara.) — Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever. |
Set 10: Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler (32 kart)
Uçak, havalimanı, uçuş, pasaport, bavul, bilet, tren, otobüs, taksi, otel, rezervasyon, harita, sol, sağ ve kuzey.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| الرحلة (ar-riḥlah) | yolculuk | كانت رحلتنا ممتعة جدًا. (kānat riḥlatunā mumtiʿatan jiddan.) — Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı. |
| المطار (al-maṭār) | havalimanı | وصلنا إلى المطار مبكرًا. (waṣalnā ilā al-maṭāri mubakkiran.) — Havalimanına iki saat erken gelin. |
| الطائرة (aṭ-ṭāʾirah) | uçak | أقلعت الطائرة في الموعد. (aqlaʿat aṭ-ṭāʾiratu fī al-mawʿidi.) — Uçak tam zamanında havalandı. |
| الرحلة (ar-riḥlah) | uçuş | الرحلة تستغرق ساعتين. (ar-riḥlatu tastaghriqu sāʿatayni.) — Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor. |
| الجواز (al-jawāz) | pasaport | أظهر جواز سفرك هنا. (aẓhir jawāza safarika hunā.) — Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin. |
| بطاقة الصعود (biṭāqat aṣ-ṣuʿūd) | biniş kartı | هذه بطاقة الصعود. (hādhihi biṭāqatu aṣ-ṣuʿūdi.) — Biniş kartınızı elinizde hazır tutun. |
| الحقيبة (al-ḥaqībah) | bavul | حقيبة السفر ثقيلة. (ḥaqībatu as-safari thaqīlatun.) — Bu ağır bavulun dört tekerleği var. |
| حقيبة الظهر (ḥaqībat aẓ-ẓahr) | sırt çantası | أحمل حقيبة الظهر. (aḥmilu ḥaqībata aẓ-ẓahri.) — Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum. |
| القطار (al-qiṭār) | tren | يغادر القطار السريع الآن. (yughādiru al-qiṭāru as-sarīʿu al-āna.) — Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor. |
| المحطة (al-maḥaṭṭah) | tren istasyonu | نلتقي أمام المحطة. (naltaqī amāma al-maḥaṭṭati.) — Ana tren istasyonunun önünde buluşalım. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Set 11: Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler (32 kart)
Sokak, meydan, park, banka, postane, süpermarket, fırın, müze, sinema, para, kredi kartı, fiyat ve fiş.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| مدينة (madīna) | şehir | هذه المدينة كبيرة (hādhihi al-madīna kabīra). — Bu şehir çok canlıdır. |
| قرية (qarya) | köy | هذه قرية هادئة (hādhihi qarya hādiʾa). — Sakin bir köyde yaşıyorlar. |
| وسط المدينة (wasaṭ al-madīna) | merkez | نذهب إلى المركز (nadhhabu ilā al-markaz). — Bugün şehir merkezine gidiyoruz. |
| ساحة (sāḥa) | meydan | الساحة العامة واسعة (al-sāḥa al-ʿāmma wāsiʿa). — Ana meydan çok kalabalık. |
| حديقة (ḥadīqa) | park | نتمشى في الحديقة (natamashshā fī al-ḥadīqa). — Çocuklar parkta oyun oynuyor. |
| سوبرماركت (sūbirmārkit) | süpermarket | أشتري من السوبرماركت (ashtarī mina al-sūbirmārkit). — Süpermarketten süt aldım. |
| سوق (sūq) | pazar | الفواكه طازجة في السوق (al-fawākih ṭāzaja fī al-sūq). — Pazarda taze meyve var. |
| مخبز (makhbaz) | fırın | الخبز طازج في المخبز (al-khubz ṭāzaj fī al-makhbaz). — Fırından sıcak ekmek aldım. |
| مكتبة بيع كتب (maktaba) | kitabevi | اشتريت كتاباً جديداً (ishtaraytu kitāban jadīdan). — Kitabevinden yeni bir roman aldım. |
| متجر ملابس (matjar malābis) | giyim mağazası | هذا متجر ملابس جميل (hādhā matjar malābis jamīl). — Bu giyim mağazası çok uygun. |
Set 12: Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler (32 kart)
Okul, üniversite, öğretmen, öğrenci, kitap, kalem, bilgisayar, telefon, internet, e-posta, iş, ofis, mühendis ve avukat.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| مدرسة (madrasa) | okul | أذهب إلى المدرسة (adhhabu ilā al-madrasa). — Okul sabah sekizde başlıyor. |
| جامعة (jāmiʿa) | üniversite | يدرس في الجامعة (yadrusu fī al-jāmiʿa). — Üniversitede hukuk okuyor. |
| فصل دراسي (faṣl dirāsī) | sınıf | الفصل الدراسي واسع (al-faṣl al-dirāsī wāsiʿ). — Sınıfımız çok aydınlık ve geniş. |
| درس (dars) | ders | هذا الدرس سهل جداً (hādhā al-dars sahl jiddan). — Bugünkü ders çok ilginçti. |
| واجب منزلي (wājib) | ödev | أنهيت واجبي المنزلي (anhaytu wājibī al-manzilī). — Ev ödevimi erken bitirdim. |
| امتحان (imtiḥān) | sınav | نجحت في الامتحان (najaḥtu fī al-imtiḥān). — Yarın önemli bir sınavım var. |
| كتاب (kitāb) | kitap | هذا كتاب مفيد جداً (hādhā kitāb mufīd jiddan). — Bu kitap gerçekten çok sürükleyici. |
| دفتر (daftar) | defter | أكتب في دفتري الجديد (aktubu fī daftarī al-jadīd). — Notlarını bu deftere yaz. |
| صفحة (ṣafḥa) | sayfa | افتح الصفحة العاشرة (iftaḥ al-ṣafḥa al-ʿāshira). — Kitabın onuncu sayfasını açın. |
| قلم حبر (qalam) | tükenmez kalem | أكتب بقلم أزرق (aktubu bi-qalam azraq). — Mavi bir kalemin var mı? |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Set 13: Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil (32 kart)
Olmak, sahip olmak, gitmek, gelmek, yapmak, yemek, içmek, uyumak, konuşmak, okumak, yazmak, satın almak, çalışmak ve öğrenmek.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| كان (kāna) | olmak | الجو جميل اليوم (al-jaww jamīl al-yawm). — Bugün çok mutlu oldum. |
| ملك (malaka) | sahip olmak | عندي كتاب جديد (ʿindī kitāb jadīd). — İki küçük köpeğimiz var. |
| ذهب (dhahaba) | gitmek | أذهب إلى العمل مبكراً (adhhabu ilā al-ʿamal mubakkiran). — Her sabah işe erken giderim. |
| جاء (jāʾa) | gelmek | تعال إلى بيتنا اليوم (taʿāla ilā baytinā al-yawm). — Akşam bize yemeğe gel. |
| فعل (faʿala) | yapmak | ماذا تفعل هذا المساء؟ (mādhā tafʿalu hādhā al-masāʾ?) — Sabahları taze kahve yaparım. |
| أكل (akala) | yemek | نأكل الغداء ظهراً (naʾkulu al-ghadāʾ ẓuhran). — Öğle yemeğini birlikte yiyoruz. |
| شرب (shariba) | içmek | أشرب كوباً من الماء (ashrabu kūban mina al-māʾ). — Günde iki litre su içerim. |
| نام (nāma) | uyumak | أنام مبكراً كل ليلة (anāmu mubakkiran kulla layla). — Bebek mışıl mışıl uyuyor. |
| استيقظ (istayqaẓa) | uyanmak | أستيقظ في السادسة صباحاً (astayqiẓu fī al-sādisa ṣabāḥan). — Her sabah saat altıda uyanırım. |
| تكلم (takallama) | konuşmak | هي تتكلم العربية بطلاقة (hiya tatakallamu al-ʿarabiyya bi-ṭalāqa). — O üç dili akıcı konuşuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
Set 14: En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları (32 kart)
Büyük, küçük, iyi, kötü, sıcak, soğuk, yeni, eski, hızlı, yavaş, pahalı, ucuz, kolay, zor, temiz ve kirli.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| كبير (kabīr) | büyük | هذا بيت كبير جداً (hādhā bayt kabīr jiddan). — Büyük bir bahçeleri var. |
| صغير (ṣaghīr) | küçük | هذا صندوق صغير (hādhā ṣundūq ṣaghīr). — Bu küçük çanta çok kullanışlı. |
| جيد (jayyid) | iyi | هذه فكرة جيدة (hādhihi fikra jayyida). — Bu gerçekten çok iyi bir fikir. |
| سيئ (sayyiʾ) | kötü | الطقس سيئ اليوم (al-ṭaqs sayyiʾ al-yawm). — Bugün dışarıda hava çok kötü. |
| جديد (jadīd) | yeni | اشتريت قميصاً جديداً (ishtaraytu qamīṣan jadīdan). — Kendime yeni bir ayakkabı aldım. |
| قديم (qadīm) | eski | هذا القصر قديم جداً (hādhā al-qaṣr qadīm jiddan). — Tepedeki kale oldukça eski. |
| شاب (shābb) | genç | الطبيب الجديد شاب (al-ṭabīb al-jadīd shābb). — Yeni doktorumuz oldukça genç. |
| ساخن (sākhin) | sıcak | الشاي ساخن جداً (al-shāy sākhin jiddan). — Dikkat et, çorba çok sıcak. |
| بارد (bārid) | soğuk | الماء في الكوب بارد (al-māʾ fī al-kūb bārid). — Kış rüzgarı bugün çok soğuk. |
| دافئ (dāfiʾ) | ılık | الجو دافئ في الربيع (al-jaww dāfiʾ fī al-rabīʿ). — Bahar güneşi bugün çok ılık. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Set 15: Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler (32 kart)
Mutlu, üzgün, yorgun, kızgın, sakin, heyecanlı, gururlu, nazik, dürüst, müzik, film, spor, yüzme ve yemek pişirme.
| Kelime (العربية) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| سعيد (saʿīd) | mutlu | أنا سعيد جداً اليوم (anā saʿīd jiddan al-yawm). — Güzel haberle çok mutlu oldu. |
| حزين (ḥazīn) | üzgün | نهاية القصة حزينة (nihāyat al-qiṣṣa ḥazīna). — Filmin sonu biraz üzücüydü. |
| متعب (mutʿab) | yorgun | أنا متعب بعد السفر (anā mutʿab baʿda al-safar). — Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum. |
| غاضب (ghāḍib) | kızgın | لا تكن غاضباً مني (lā takun ghāḍiban minnī). — Lütfen bana kızgın olma. |
| هادئ (hādiʾ) | sakin | البحر هادئ هذا الصباح (al-baḥr hādiʾ hādhā al-ṣabāḥ). — Mavi deniz bugün çok sakin. |
| متوتر (mutawattir) | gergin | أشعر بالتوتر قبل الامتحان (ashʿuru bil-tawattur qabla al-imtiḥān). — Sınavdan önce biraz heyecanlıyım. |
| متحمس (mutaḥammis) | heyecanlı | الأطفال متحمسون للرحلة (al-aṭfāl mutaḥammisūna lil-riḥla). — Çocuklar gezi için çok heyecanlı. |
| متفاجئ (mutafājiʾ) | şaşırmış | تفاجأ بالهدية الجميلة (tafājaʾa bil-hadiyya al-jamīla). — Sürpriz hediyeye çok şaşırdı. |
| فخور (fakhūr) | gururlu | نحن فخورون بنجاحك (naḥnu fakhūrūna bi-najāḥika). — Ailesi onunla gurur duyuyor. |
| قلق (qaliq) | endişeli | لا تقلق بشأن الغد (lā taqlaq bi-shaʾn al-ghad). — Yağmur için hiç endişelenme. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: العربية (Arabic) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Aralıklı Tekrar ile Günlük 15 Dakikalık Çalışma Rutini
Her 2–3 günde bir tematik set bitirin (günde 10–15 yeni kart) ve her örnek cümleyi yüksek sesle okuyun.