Language Learning (CEFR A1–C2) Türkçe 15 Interactive Flashcard Decks

English (English) Kelime Öğrenmek İçin En İyi Flashcard Setleri: A1–B2 Rehberi

Örnek cümleler ve aralıklı tekrar ile 15 tematik flashcard setinde (A1–B2) en önemli 480 günlük English (English) kelime ve ifadeyi öğrenin.

Hemen pratik yapmaya hazır mısınız?

Günlük hayatta özgüvenle English (English) konuşmanın sırrı, en sık kullanılan 480 somut kelime ve ifadeyi 15 günlük temada Aktif Hatırlama ve Aralıklı Tekrar (FSRS-4.5) ile öğrenmektir.


Neden Önce Somut Günlük Kelimeleri Öğrenmek En İyisidir?

Somut isimleri en önemli 32 eylem fiili ve 32 sıfatla birleştirmek, ilk haftadan itibaren binlerce doğal cümle kurmanızı sağlar.


15 Temel Tematik English Kelime Seti (480 Çekirdek Kelime)

Set 1: Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler (32 kart)

Merhaba, günaydın, lütfen, teşekkürler, affedersiniz ve temel günlük konuşmalar.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
Hello Merhaba Hello, how is your day? — Merhaba, günün nasıl geçiyor?
Good morning Günaydın Good morning, did you sleep well? — Günaydın, iyi uyudun mu?
Good afternoon Tünaydın Good afternoon, welcome to our shop. — Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz.
Good evening İyi akşamlar Good evening, dinner is ready now. — İyi akşamlar, akşam yemeği hazır.
Good night İyi geceler Good night, sleep well tonight. — İyi geceler, tatlı rüyalar gör.
Goodbye Hoşça kal Goodbye, see you again soon. — Hoşça kal, yakında görüşürüz.
See you tomorrow Yarın görüşürüz See you tomorrow morning at work. — Yarın sabah işte görüşürüz.
Please Lütfen Please pass me the water. — Lütfen bana suyu uzat.
Thank you Teşekkürler Thank you for your kind help. — Yardımın için teşekkür ederim.
Thank you very much Çok teşekkürler Thank you very much for everything. — Her şey için çok teşekkürler.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler


Set 2: Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman (32 kart)

Temel sayılar, pazartesiden pazara günler, mevsimler, bugün, yarın ve saatler.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
one (1) bir (1) I have one ticket for today. — Bugün için bir biletim var.
two (2) iki (2) A table for two people, please. — İki kişilik bir masa lütfen.
three (3) üç (3) We have three cats at home. — Evimizde üç tane kedi var.
four (4) dört (4) There are four chairs here. — Burada dört sandalye var.
five (5) beş (5) Give me five minutes, please. — Bana lütfen beş dakika verin.
six (6) altı (6) I wake up at six o'clock. — Sabah saat altıda uyanırım.
seven (7) yedi (7) A week has seven days. — Bir haftada yedi gün vardır.
eight (8) sekiz (8) Work starts at eight sharp. — Ders saat sekizde başlıyor.
nine (9) dokuz (9) The train leaves at nine. — Tren saat dokuzda kalkıyor.
ten (10) on (10) This book costs ten dollars. — Bu defter on lira tutuyor.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman


Set 3: Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar (32 kart)

Sandalye, masa, yatak, kanepe, lamba, kapı, pencere, anahtar, mutfak, yatak odası ve ev eşyaları.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
house ev Our house has a red roof. — Evimiz parkın hemen yanında.
apartment daire I rent a small apartment. — Üçüncü katta bir daire kiraladım.
room oda This room gets lots of sun. — Bu oda bütün gün güneş alıyor.
kitchen mutfak We cook dinner in the kitchen. — Annem mutfakta yemek pişiriyor.
bedroom yatak odası The bedroom is quiet and warm. — Yatak odası oldukça sessiz.
bathroom banyo I wash my hands in the bathroom. — Banyoda ellerimi sabunla yıkadım.
living room oturma odası We watch TV in the living room. — Akşamları oturma odasında dinleniriz.
garden bahçe Red roses grow in the garden. — Bahçede rengarenk çiçekler açmış.
chair sandalye Please sit on this chair. — Lütfen bu sandalyeye oturun.
table masa Dinner is on the table. — Tabaklar yemek masasının üzerinde.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar


Set 4: Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş (32 kart)

Su, ekmek, kahve, çay, süt, peynir, et, balık, çorba, kahvaltı, akşam yemeği, menü ve hesap.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
water su A glass of cold water, please. — Bir bardak soğuk su lütfen.
bread ekmek I buy fresh bread every morning. — Fırından taze ve sıcak ekmek aldım.
coffee kahve I drink black coffee without sugar. — Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim.
tea çay Would you like a cup of green tea? — İnce belli bardakta sıcak çay.
milk süt Children drink warm milk at night. — Yatmadan önce ılık süt içtim.
juice meyve suyu Fresh orange juice is delicious. — Taze sıkılmış portakal suyu.
wine şarap A glass of red wine with dinner. — Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap.
beer bira Two cold beers, please. — Soğuk bir bardak bira söyledik.
cheese peynir I like bread with yellow cheese. — Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim.
butter tereyağı Spread soft butter on warm toast. — Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş


Set 5: Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi (32 kart)

Elma, muz, portakal, çilek, domates, patates, havuç, soğan, sarımsak, salata, zeytinyağı ve bal.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
fruit meyve Fresh fruit is full of vitamins. — Yazın bol bol taze meyve yeriz.
apple elma This red apple is crisp and sweet. — Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı.
banana muz Monkeys love ripe yellow bananas. — Kahvaltıda süt ve muz yedim.
orange portakal Peel a juicy sweet orange. — Kışın bol bol sulu portakal yeriz.
lemon limon Yellow lemons taste very sour. — Çorbaya biraz taze limon sıktım.
strawberry çilek Red strawberries with fresh cream. — Bahçeden taze kırmızı çilek topladık.
grape üzüm A bunch of seedless green grapes. — Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var.
peach şeftali This summer peach is soft and juicy. — Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir.
watermelon karpuz Cold watermelon is refreshing in summer. — Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz.
pineapple ananas Tropical pineapple has a sweet aroma. — Dilimlenmiş taze tropikal ananas.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi


Set 6: Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler (32 kart)

Anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş, büyükanne, büyükbaba, eş, çocuk, arkadaş, komşu ve meslektaş.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
the family aile My family lives in this city. — Ailem bu şehirde yaşıyor.
the mother anne My mother cooks delicious food every day. — Annem her gün lezzetli yemekler pişirir.
the father baba My father works at a local hospital. — Babam yerel bir hastanede çalışıyor.
the parents ebeveynler My parents travel to the beach every summer. — Annem ve babam her yaz tatile gider.
the brother erkek kardeş My brother plays guitar in a band. — Kardeşim bir grupta gitar çalıyor.
the sister kız kardeş My sister studies medicine at the university. — Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor.
the son oğul Their son goes to primary school now. — Oğulları şimdi ilkokula gidiyor.
the daughter kız evlat Their daughter loves drawing colorful pictures. — Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor.
the grandfather büyükbaba My grandfather tells great stories every evening. — Dedem her akşam harika hikayeler anlatır.
the grandmother büyükanne My grandmother bakes fresh bread on Sundays. — Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler


Set 7: Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler (32 kart)

Gömlek, pantolon, elbise, ceket, palto, ayakkabı, çorap, şapka, gözlük, şemsiye, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
the clothes kıyafetler I pack clean clothes for the weekend trip. — Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum.
the shirt gömlek He wears a white shirt to the office. — Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor.
the T-shirt tişört I wear a cotton T-shirt in summer. — Yazın pamuklu bir tişört giyerim.
the sweater kazak This wool sweater keeps me warm in winter. — Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor.
the jacket ceket Put on your jacket before going outside. — Dışarı çıkmadan önce ceketini giy.
the coat palto She hung her heavy coat by the door. — Kalın paltosunu kapının yanına astı.
the suit takım elbise He bought a dark suit for the wedding. — Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı.
the dress elbise She wears an elegant summer dress today. — Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor.
the skirt etek This pleated skirt matches her blouse well. — Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor.
the trousers pantolon These black trousers are slightly too long. — Bu siyah pantolon biraz fazla uzun.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler


Set 8: Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane (32 kart)

Baş, göz, kulak, el, ayak, kalp, mide, diş, ağrı, ateş, öksürük, doktor, hastane, eczane ve ilaç.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
the body vücut Regular exercise keeps the body strong. — Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar.
the head baş He nodded his head in agreement. — Onaylamak için başını salladı.
the hair saç She brushes her long hair every morning. — Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor.
the face yüz I wash my face with cold water. — Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum.
the eye göz She closed her eyes and fell asleep. — Gözlerini kapattı ve hemen uyudu.
the ear kulak She whispered a secret in my ear. — Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı.
the nose burun My nose is cold from the winter wind. — Kış rüzgarından burnum çok üşüdü.
the mouth ağız Open your mouth wide for the dentist. — Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın.
the tooth diş I brush my teeth twice every day. — Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum.
the tongue dil The hot soup burned my tongue. — Sıcak çorba dilimi yaktı.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane


Set 9: Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu (32 kart)

Köpek, kedi, at, kuş, balık, aslan, ağaç, çiçek, orman, dağ, deniz, nehir, güneş, yağmur, kar ve rüzgar.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
the animal hayvan Wild animals live freely in the forest. — Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar.
the dog köpek The dog runs happily in the park. — Köpek parkta neşeyle koşuyor.
the cat kedi The cat sleeps on the warm sofa. — Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor.
the bird kuş A small bird sings in the tree. — Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor.
the horse at The brown horse gallops across the field. — Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor.
the cow inek Cows eat fresh grass in the meadow. — İnekler çayırda taze ot yiyor.
the pig domuz The farmer feeds the pigs every morning. — Çiftçi her sabah domuzları besliyor.
the sheep koyun White sheep graze on the green hill. — Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor.
the chicken tavuk The hens lay fresh eggs every morning. — Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar.
the rabbit tavşan The white rabbit loves eating crunchy carrots. — Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu


Set 10: Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler (32 kart)

Uçak, havalimanı, uçuş, pasaport, bavul, bilet, tren, otobüs, taksi, otel, rezervasyon, harita, sol, sağ ve kuzey.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
the trip yolculuk Our weekend trip to Rome was unforgettable. — Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı.
the airport havalimanı Arrive at the airport two hours early. — Havalimanına iki saat erken gelin.
the airplane uçak The airplane took off on time. — Uçak tam zamanında havalandı.
the flight uçuş Our direct flight to Paris takes two hours. — Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor.
the passport pasaport Show your passport at border control. — Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin.
the boarding pass biniş kartı Keep your boarding pass in your hand. — Biniş kartınızı elinizde hazır tutun.
the suitcase bavul This heavy suitcase has four wheels. — Bu ağır bavulun dört tekerleği var.
the backpack sırt çantası I carry my laptop in a waterproof backpack. — Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum.
the train tren The fast train leaves from platform three. — Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor.
the train station tren istasyonu Meet me outside the main train station. — Ana tren istasyonunun önünde buluşalım.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler


Set 11: Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler (32 kart)

Sokak, meydan, park, banka, postane, süpermarket, fırın, müze, sinema, para, kredi kartı, fiyat ve fiş.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
city şehir This city is very lively. — Bu şehir çok canlıdır.
village köy They live in a quiet village. — Sakin bir köyde yaşıyorlar.
downtown merkez Let us meet downtown today. — Bugün şehir merkezine gidiyoruz.
square meydan The main square is crowded. — Ana meydan çok kalabalık.
park park Children play in the park. — Çocuklar parkta oyun oynuyor.
supermarket süpermarket I buy food at the supermarket. — Süpermarketten süt aldım.
market pazar Fresh fruit is at the market. — Pazarda taze meyve var.
bakery fırın The bakery smells like warm bread. — Fırından sıcak ekmek aldım.
bookstore kitabevi She found a novel at the bookstore. — Kitabevinden yeni bir roman aldım.
clothing store giyim mağazası This clothing store has jackets. — Bu giyim mağazası çok uygun.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler


Set 12: Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler (32 kart)

Okul, üniversite, öğretmen, öğrenci, kitap, kalem, bilgisayar, telefon, internet, e-posta, iş, ofis, mühendis ve avukat.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
school okul The school starts at eight. — Okul sabah sekizde başlıyor.
university üniversite She studies law at the university. — Üniversitede hukuk okuyor.
classroom sınıf The classroom has big windows. — Sınıfımız çok aydınlık ve geniş.
lesson ders Today's lesson is very interesting. — Bugünkü ders çok ilginçti.
homework ödev I finished my homework early. — Ev ödevimi erken bitirdim.
exam sınav She passed the final exam. — Yarın önemli bir sınavım var.
book kitap This book has a great story. — Bu kitap gerçekten çok sürükleyici.
notebook defter Write it in your notebook. — Notlarını bu deftere yaz.
page sayfa Open the book to page ten. — Kitabın onuncu sayfasını açın.
pen tükenmez kalem Can I borrow a blue pen? — Mavi bir kalemin var mı?

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler


Set 13: Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil (32 kart)

Olmak, sahip olmak, gitmek, gelmek, yapmak, yemek, içmek, uyumak, konuşmak, okumak, yazmak, satın almak, çalışmak ve öğrenmek.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
to be olmak I am ready to start. — Bugün çok mutlu oldum.
to have sahip olmak We have two small dogs. — İki küçük köpeğimiz var.
to go gitmek I go to work early. — Her sabah işe erken giderim.
to come gelmek Please come to our party. — Akşam bize yemeğe gel.
to make yapmak She makes fresh coffee daily. — Sabahları taze kahve yaparım.
to eat yemek We eat lunch at noon. — Öğle yemeğini birlikte yiyoruz.
to drink içmek Drink plenty of cold water. — Günde iki litre su içerim.
to sleep uyumak The baby sleeps very peacefully. — Bebek mışıl mışıl uyuyor.
to wake up uyanmak I wake up at six. — Her sabah saat altıda uyanırım.
to speak konuşmak She speaks three languages fluently. — O üç dili akıcı konuşuyor.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil


Set 14: En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları (32 kart)

Büyük, küçük, iyi, kötü, sıcak, soğuk, yeni, eski, hızlı, yavaş, pahalı, ucuz, kolay, zor, temiz ve kirli.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
big büyük They live in a big house. — Büyük bir bahçeleri var.
small küçük This small bag is handy. — Bu küçük çanta çok kullanışlı.
good iyi That is a very good idea. — Bu gerçekten çok iyi bir fikir.
bad kötü The weather is bad today. — Bugün dışarıda hava çok kötü.
new yeni I bought a new pair of shoes. — Kendime yeni bir ayakkabı aldım.
old eski That castle is very old. — Tepedeki kale oldukça eski.
young genç The young tree grows fast. — Yeni doktorumuz oldukça genç.
hot sıcak Careful, the soup is hot. — Dikkat et, çorba çok sıcak.
cold soğuk The winter wind is cold. — Kış rüzgarı bugün çok soğuk.
warm ılık Wear a warm wool coat. — Bahar güneşi bugün çok ılık.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları


Set 15: Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler (32 kart)

Mutlu, üzgün, yorgun, kızgın, sakin, heyecanlı, gururlu, nazik, dürüst, müzik, film, spor, yüzme ve yemek pişirme.

Kelime (English) Anlamı (Türkçe) Örnek Cümle ve Çevirisi
happy mutlu She is happy with the news. — Güzel haberle çok mutlu oldu.
sad üzgün The ending of the movie was sad. — Filmin sonu biraz üzücüydü.
tired yorgun I feel tired after running. — Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum.
angry kızgın Don't be angry with me. — Lütfen bana kızgın olma.
calm sakin The blue sea is calm. — Mavi deniz bugün çok sakin.
nervous gergin I am nervous before exams. — Sınavdan önce biraz heyecanlıyım.
excited heyecanlı The kids are excited to travel. — Çocuklar gezi için çok heyecanlı.
surprised şaşırmış He was surprised by the gift. — Sürpriz hediyeye çok şaşırdı.
proud gururlu Her parents are proud of her. — Ailesi onunla gurur duyuyor.
worried endişeli Don't be worried about the rain. — Yağmur için hiç endişelenme.

👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: English — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler


Aralıklı Tekrar ile Günlük 15 Dakikalık Çalışma Rutini

Her 2–3 günde bir tematik set bitirin (günde 10–15 yeni kart) ve her örnek cümleyi yüksek sesle okuyun.