한국어 (Korean) Kelime Öğrenmek İçin En İyi Flashcard Setleri: A1–B2 Rehberi
Örnek cümleler ve aralıklı tekrar ile 15 tematik flashcard setinde (A1–B2) en önemli 480 günlük 한국어 (Korean) kelime ve ifadeyi öğrenin.
Interactive Premade Curricula
Korean Flashcard Decks (15)
Select any deck below to study cards with active recall, audio pronunciation, and FSRS spaced repetition, or filter by difficulty level.
한국어 (Korean) — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler
한국어 (Korean) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
한국어 (Korean) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
한국어 (Korean) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
한국어 (Korean) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
한국어 (Korean) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
한국어 (Korean) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
한국어 (Korean) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
한국어 (Korean) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
한국어 (Korean) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
한국어 (Korean) — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler
한국어 (Korean) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
한국어 (Korean) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
한국어 (Korean) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
한국어 (Korean) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Hemen pratik yapmaya hazır mısınız?
Günlük hayatta özgüvenle 한국어 (Korean) konuşmanın sırrı, en sık kullanılan 480 somut kelime ve ifadeyi 15 günlük temada Aktif Hatırlama ve Aralıklı Tekrar (FSRS-4.5) ile öğrenmektir.
Neden Önce Somut Günlük Kelimeleri Öğrenmek En İyisidir?
Somut isimleri en önemli 32 eylem fiili ve 32 sıfatla birleştirmek, ilk haftadan itibaren binlerce doğal cümle kurmanızı sağlar.
15 Temel Tematik 한국어 Kelime Seti (480 Çekirdek Kelime)
Set 1: Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler (32 kart)
Merhaba, günaydın, lütfen, teşekkürler, affedersiniz ve temel günlük konuşmalar.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 안녕하세요 (annyeonghaseyo) | Merhaba | 안녕하세요, 반갑습니다 (annyeonghaseyo, bangapseumnida) — Merhaba, günün nasıl geçiyor? |
| 좋은 아침 (joeun achim) | Günaydın | 좋은 아침입니다 (joeun achimimnida) — Günaydın, iyi uyudun mu? |
| 점심 인사 (jeomsim insa) | Tünaydın | 좋은 오후 보내세요 (joeun ohu bonaeseyo) — Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz. |
| 좋은 저녁 (joeun jeonyeok) | İyi akşamlar | 좋은 저녁 되세요 (joeun jeonyeok doeseyo) — İyi akşamlar, akşam yemeği hazır. |
| 안녕히 주무세요 (annyeonghi jumuseyo) | İyi geceler | 잘 자요 (jal jayo) — İyi geceler, tatlı rüyalar gör. |
| 안녕히 가세요 (annyeonghi gaseyo) | Hoşça kal | 다음에 또 봐요 (daeume tto bwayo) — Hoşça kal, yakında görüşürüz. |
| 내일 봐요 (naeil bwayo) | Yarın görüşürüz | 내일 아침에 만나요 (naeil achime mannayo) — Yarın sabah işte görüşürüz. |
| 부탁합니다 (butakhamnida) | Lütfen | 물 좀 주세요 (mul jom juseyo) — Lütfen bana suyu uzat. |
| 감사합니다 (gamsahamnida) | Teşekkürler | 도와주셔서 감사합니다 (dowajusyeoseo gamsahamnida) — Yardımın için teşekkür ederim. |
| 대단히 감사합니다 (daedanhi gamsahamnida) | Çok teşekkürler | 정말 고마워요 (jeongmal gomawoyo) — Her şey için çok teşekkürler. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler
Set 2: Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman (32 kart)
Temel sayılar, pazartesiden pazara günler, mevsimler, bugün, yarın ve saatler.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 일 / 하나 (il / hana) | bir (1) | 표가 한 장 있어요 (pyoga han jang isseoyo) — Bugün için bir biletim var. |
| 이 / 둘 (i / dul) | iki (2) | 두 명 자리 부탁해요 (du myeong jari butakhaeyo) — İki kişilik bir masa lütfen. |
| 삼 / 셋 (sam / set) | üç (3) | 고양이가 세 마리 있어요 (goyang-iga se mari isseoyo) — Evimizde üç tane kedi var. |
| 사 / 넷 (sa / net) | dört (4) | 의자가 네 개 있어요 (uijaga ne gae isseoyo) — Burada dört sandalye var. |
| 오 / 다섯 (o / daseot) | beş (5) | 오 분만 기다려 주세요 (o bunman gidaryeo juseyo) — Bana lütfen beş dakika verin. |
| 육 / 여섯 (yuk / yeoseot) | altı (6) | 여섯 시에 일어나요 (yeoseot sie ireonayo) — Sabah saat altıda uyanırım. |
| 칠 / 일곱 (chil / ilgop) | yedi (7) | 일주일은 칠 일이에요 (iljuireun chil irieyo) — Bir haftada yedi gün vardır. |
| 팔 / 여덟 (pal / yeodeol) | sekiz (8) | 여덟 시에 시작해요 (yeodeol sie sijakhaeyo) — Ders saat sekizde başlıyor. |
| 구 / 아홉 (gu / ahop) | dokuz (9) | 기차는 아홉 시에 떠나요 (gichaneun ahop sie tteonayo) — Tren saat dokuzda kalkıyor. |
| 십 / 열 (sip / yeol) | on (10) | 사과가 열 개 있어요 (sagwaga yeol gae isseoyo) — Bu defter on lira tutuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Set 3: Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar (32 kart)
Sandalye, masa, yatak, kanepe, lamba, kapı, pencere, anahtar, mutfak, yatak odası ve ev eşyaları.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 집 (jip) | ev | 우리 집은 공원 근처예요 (uri jibeun gongwon geuncheoyeyo) — Evimiz parkın hemen yanında. |
| 아파트 (apateu) | daire | 시내에 있는 아파트에 살아요 (sinaee inneun apateue sarayo) — Üçüncü katta bir daire kiraladım. |
| 방 (bang) | oda | 이 방은 햇빛이 잘 들어요 (i bangeun haetbichi jal deureoyo) — Bu oda bütün gün güneş alıyor. |
| 부엌 / 주방 (bueok / jubang) | mutfak | 부엌에서 저녁을 요리해요 (bueokeseo jeonyeogeul yorihaeyo) — Annem mutfakta yemek pişiriyor. |
| 침실 (chimsil) | yatak odası | 침실이 조용하고 따뜻해요 (chimsiri joyonghago ttatteuthaeyo) — Yatak odası oldukça sessiz. |
| 욕실 / 화장실 (yoksil) | banyo | 욕실에서 손을 깨끗이 씻어요 (yoksireseo soneul kkaekkeusi ssiseoyo) — Banyoda ellerimi sabunla yıkadım. |
| 거실 (geosil) | oturma odası | 가족들과 거실에서 텔레비전을 봐요 (gajokdeulgwa geosireseo tellebijeoneul bwayo) — Akşamları oturma odasında dinleniriz. |
| 정원 (jeongwon) | bahçe | 정원에 예쁜 꽃이 피었어요 (jeongwone yeppeun kkochi pieosseoyo) — Bahçede rengarenk çiçekler açmış. |
| 의자 (uija) | sandalye | 이 의자에 편하게 앉으세요 (i uijae pyeonhage anjeuseyo) — Lütfen bu sandalyeye oturun. |
| 식탁 / 테이블 (siktak / teibeul) | masa | 식탁 위에 음식이 있어요 (siktak wie eumsigi isseoyo) — Tabaklar yemek masasının üzerinde. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Set 4: Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş (32 kart)
Su, ekmek, kahve, çay, süt, peynir, et, balık, çorba, kahvaltı, akşam yemeği, menü ve hesap.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 물 (mul) | su | 시원한 물 한 잔 주세요 (siwonhan mul han jan juseyo) — Bir bardak soğuk su lütfen. |
| 빵 (ppang) | ekmek | 아침에 따뜻한 빵을 먹어요 (achime ttatteuthan ppangeul meogeoyo) — Fırından taze ve sıcak ekmek aldım. |
| 커피 (keopi) | kahve | 따뜻한 커피 한 잔 마실래요? (ttatteuthan keopi han jan masillaeyo?) — Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim. |
| 차 (cha) | çay | 따뜻한 녹차 한 잔 드세요 (ttatteuthan nokcha han jan deuseyo) — İnce belli bardakta sıcak çay. |
| 우유 (uyu) | süt | 시리얼에 차가운 우유를 부어요 (sirieore chagaun uyureul bueoyo) — Yatmadan önce ılık süt içtim. |
| 주스 (juseu) | meyve suyu | 시원한 오렌지 주스를 마셔요 (siwonhan orenji juseureul masyeoyo) — Taze sıkılmış portakal suyu. |
| 포도주 / 와인 (wain) | şarap | 스테이크와 함께 레드 와인을 마셔요 (redeu waineul masyeoyo) — Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap. |
| 맥주 (maekju) | bira | 시원한 생맥주 두 잔 주세요 (siwonhan saengmaekju du jan juseyo) — Soğuk bir bardak bira söyledik. |
| 치즈 (chijeu) | peynir | 고소한 치즈가 들어간 샌드위치 (gosohan chijeuga deureogan saendeuwichi) — Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim. |
| 버터 (beoteo) | tereyağı | 구운 식빵에 버터를 발라요 (guun sikppange beoteoreul ballayo) — Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
Set 5: Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi (32 kart)
Elma, muz, portakal, çilek, domates, patates, havuç, soğan, sarımsak, salata, zeytinyağı ve bal.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 과일 (gwail) | meyve | 시장에서 신선한 과일을 샀어요 (sinseonhan gwaireul sasseoyo) — Yazın bol bol taze meyve yeriz. |
| 사과 (sagwa) | elma | 아삭하고 달콤한 빨간 사과 (asakhago dalkomhan ppalgan sagwa) — Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı. |
| 바나나 (banana) | muz | 노랗게 잘 익은 달콤한 바나나 (jal igeun dalkomhan banana) — Kahvaltıda süt ve muz yedim. |
| 오렌지 / 귤 (orenji / gyul) | portakal | 상큼하고 달콤한 오렌지를 까먹어요 (orenjireul kkameogeoyo) — Kışın bol bol sulu portakal yeriz. |
| 레몬 (remon) | limon | 노란 레몬은 맛이 아주 시어요 (noran remoneun masi aju sieoyo) — Çorbaya biraz taze limon sıktım. |
| 딸기 (ttalgi) | çilek | 새콤달콤한 빨간 딸기를 씻어요 (ppalgan ttalgireul ssiseoyo) — Bahçeden taze kırmızı çilek topladık. |
| 포도 (podo) | üzüm | 잘 익은 포도 한 송이를 땄어요 (podo han song-ireul ttasseoyo) — Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var. |
| 복숭아 (boksung-a) | şeftali | 향긋하고 부드러운 여름 복숭아 (budeureoun yeoreum boksung-a) — Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir. |
| 수박 (subak) | karpuz | 더운 여름날 시원한 수박을 먹어요 (siwonhan subageul meogeoyo) — Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz. |
| 파인애플 (painaepeul) | ananas | 새콤달콤한 파인애플을 썰었어요 (painaepeureul sseoreosseoyo) — Dilimlenmiş taze tropikal ananas. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Set 6: Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler (32 kart)
Anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş, büyükanne, büyükbaba, eş, çocuk, arkadaş, komşu ve meslektaş.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 가족 (gajok) | aile | 우리 가족은 여기에 살아요. (uri gajog-eun yeogie sarayo.) — Ailem bu şehirde yaşıyor. |
| 어머니 (eomeoni) | anne | 어머니는 요리를 잘 하세요. (eomeonineun yorireul jal haseyo.) — Annem her gün lezzetli yemekler pişirir. |
| 아버지 (abeoji) | baba | 아버지는 병원에서 일하세요. (abeojineun byeong-won-eseo ilhaseyo.) — Babam yerel bir hastanede çalışıyor. |
| 부모님 (bumonim) | ebeveynler | 부모님은 지금 집에 계세요. (bumonim-eun jigeum jib-e gyeseyo.) — Annem ve babam her yaz tatile gider. |
| 형제 (hyeongje) | erkek kardeş | 내 남동생은 기타를 쳐요. (nae namdongsaeng-eun gitareul chyeoyo.) — Kardeşim bir grupta gitar çalıyor. |
| 자매 (jamae) | kız kardeş | 내 언니는 대학생이에요. (nae eonnineun daehaksaeng-ieyo.) — Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor. |
| 아들 (adeul) | oğul | 그들의 아들은 학교에 가요. (geudeul-ui adeul-eun haggyo-e gayo.) — Oğulları şimdi ilkokula gidiyor. |
| 딸 (ttal) | kız evlat | 딸은 그림 그리기를 좋아해요. (ttal-eun geulim geuligileul joh-ahaeyo.) — Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor. |
| 할아버지 (harabeoji) | büyükbaba | 할아버지는 이야기를 해주셔요. (harabeojineun iyagileul haejusyeoyo.) — Dedem her akşam harika hikayeler anlatır. |
| 할머니 (halmeoni) | büyükanne | 할머니는 빵을 맛있게 구우세요. (halmeonineun ppang-eul mas-issge guuseyo.) — Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Set 7: Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler (32 kart)
Gömlek, pantolon, elbise, ceket, palto, ayakkabı, çorap, şapka, gözlük, şemsiye, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 옷 (ot) | kıyafetler | 여행을 위해 깨끗한 옷을 챙겨요. (yeohaeng-eul wihae kkaekkeushan os-eul chaeng-gyeoyo.) — Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum. |
| 셔츠 (syeocheu) | gömlek | 그는 사무실에 흰 셔츠를 입고 가요. (geuneun samusil-e huin syeocheuleul ibgo gayo.) — Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor. |
| 티셔츠 (tisyeocheu) | tişört | 여름에는 면 티셔츠를 입어요. (yeoleum-eneun myeon tisyeocheuleul ib-eoyo.) — Yazın pamuklu bir tişört giyerim. |
| 스웨터 (seuweteo) | kazak | 이 울 스웨터는 겨울에 따뜻해요. (i ul seuweteoneun gyeoul-e ttatteushaeyo.) — Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor. |
| 재킷 (jaekit) | ceket | 밖에 나가기 전에 재킷을 입으세요. (bakk-e nagagi jeon-e jaekis-eul ib-euseyo.) — Dışarı çıkmadan önce ceketini giy. |
| 코트 (koteu) | palto | 그녀는 문 옆에 코트를 걸었어요. (geunyeoneun mun yeop-e koteuleul geol-eoss-eoyo.) — Kalın paltosunu kapının yanına astı. |
| 정장 (jeongjang) | takım elbise | 그는 새 정장을 샀어요. (geuneun sae jeongjang-eul sasseoyo.) — Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı. |
| 드레스 (deureseu) | elbise | 그녀는 예쁜 드레스를 입었어요. (geunyeoneun yeppeun deureseureul ibeosseoyo.) — Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor. |
| 치마 (chima) | etek | 이 치마는 블라우스와 잘 어울려요. (i chimaneun beullauseuwa jal eoullyeoyo.) — Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor. |
| 바지 (baji) | pantolon | 이 검은색 바지는 조금 길어요. (i geom-eunsaeg bajineun jogeum gil-eoyo.) — Bu siyah pantolon biraz fazla uzun. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Set 8: Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane (32 kart)
Baş, göz, kulak, el, ayak, kalp, mide, diş, ağrı, ateş, öksürük, doktor, hastane, eczane ve ilaç.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 몸 (mom) | vücut | 규칙적인 운동은 몸을 튼튼하게 해요. (gyuchigjeog-in undong-eun mom-eul teunteunhage haeyo.) — Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar. |
| 머리 (meori) | baş | 그는 동의하며 머리를 끄덕였어요. (geuneun dong-uihamyeo meolileul kkeudeog-yeoss-eoyo.) — Onaylamak için başını salladı. |
| 머리카락 (meorikarak) | saç | 그녀는 아침마다 긴 머리를 빗어요. (geunyeoneun achimmada gin meolileul bis-eoyo.) — Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor. |
| 얼굴 (eolgul) | yüz | 찬물로 얼굴을 깨끗이 씻어요. (chanmullo eolgul-eul kkaekkeus-i ssis-eoyo.) — Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum. |
| 눈 (nun) | göz | 그녀는 눈을 감고 잠들었어요. (geunyeoneun nun-eul gamgo jamdeul-eoss-eoyo.) — Gözlerini kapattı ve hemen uyudu. |
| 귀 (gwi) | kulak | 그녀는 내 귀에 비밀을 속삭였어요. (geunyeoneun nae gwie bimil-eul sogsag-yeoss-eoyo.) — Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı. |
| 코 (ko) | burun | 겨울바람 때문에 코가 시려요. (gyeoulbalam ttaemun-e koga silyeoyo.) — Kış rüzgarından burnum çok üşüdü. |
| 입 (ip) | ağız | 치과 의사에게 입을 크게 벌리세요. (chigwa uisa-ege ib-eul keuge beolliseyo.) — Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın. |
| 이 (i) | diş | 매일 두 번씩 이를 닦아요. (maeil du beonssig ileul dakk-ayo.) — Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum. |
| 혀 (hyeo) | dil | 뜨거운 수프에 혀를 데었어요. (tteugeoun seupeu-e hyeoleul de-eoss-eoyo.) — Sıcak çorba dilimi yaktı. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Set 9: Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu (32 kart)
Köpek, kedi, at, kuş, balık, aslan, ağaç, çiçek, orman, dağ, deniz, nehir, güneş, yağmur, kar ve rüzgar.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 동물 (dongmul) | hayvan | 야생 동물이 숲속에서 자유롭게 살아요. (yasaeng dongmul-i supsog-eseo jayulobge sal-ayo.) — Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar. |
| 개 (gae) | köpek | 개가 공원에서 신나게 달리고 있어요. (gaega gong-won-eseo sinnage dalligo iss-eoyo.) — Köpek parkta neşeyle koşuyor. |
| 고양이 (goyangi) | kedi | 고양이가 따뜻한 소파에서 자요. (goyang-iga ttatteushan sopa-eseo jayo.) — Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor. |
| 새 (sae) | kuş | 작은 새가 나무 위에서 노래해요. (jag-eun saega namu wieseo nolaehaeyo.) — Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor. |
| 말 (mal) | at | 갈색 말이 들판을 달리고 있어요. (galsaeg mal-i deulpan-eul dalligo iss-eoyo.) — Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor. |
| 소 (so) | inek | 소들이 목장에서 풀을 뜯어 먹어요. (sodeul-i mogjang-eseo pul-eul tteud-eo meog-eoyo.) — İnekler çayırda taze ot yiyor. |
| 돼지 (dwaeji) | domuz | 농부는 아침마다 돼지에게 먹이를 줘요. (nongbuneun achimmada dwaejiege meog-ileul jwoyo.) — Çiftçi her sabah domuzları besliyor. |
| 양 (yang) | koyun | 하얀 양들이 언덕에 있어요. (hayan yangdeuri eondeoge isseoyo.) — Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor. |
| 닭 (dak) | tavuk | 암탉들이 아침마다 신선한 달걀을 낳아요. (amtalgdeul-i achimmada sinseonhan dalgyal-eul nah-ayo.) — Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar. |
| 토끼 (tokki) | tavşan | 하얀 토끼는 아삭한 당근을 좋아해요. (hayan tokkineun asaghan dang-geun-eul joh-ahaeyo.) — Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
Set 10: Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler (32 kart)
Uçak, havalimanı, uçuş, pasaport, bavul, bilet, tren, otobüs, taksi, otel, rezervasyon, harita, sol, sağ ve kuzey.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 여행 (yeohaeng) | yolculuk | 주말 여행은 정말 즐거웠어요. (jumal yeohaengeun jeongmal jeulgeowosseoyo.) — Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı. |
| 공항 (gonghang) | havalimanı | 두 시간 전에 공항에 도착하세요. (du sigan jeon-e gonghang-e dochaghaseyo.) — Havalimanına iki saat erken gelin. |
| 비행기 (bihaenggi) | uçak | 비행기가 정시에 이륙했어요. (bihaenggiga jeongsie ilyughaess-eoyo.) — Uçak tam zamanında havalandı. |
| 항공편 (hanggongpyeon) | uçuş | 직항편은 두 시간 걸려요. (jikhangpyeoneun du sigan geollyeoyo.) — Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor. |
| 여권 (yeogwon) | pasaport | 출입국 심사대에서 여권을 보여 주세요. (chul-ibgug simsadae-eseo yeogwon-eul boyeo juseyo.) — Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin. |
| 탑승권 (tapseunggwon) | biniş kartı | 탑승권을 손에 들고 계세요. (tapseung-gwon-eul son-e deulgo gyeseyo.) — Biniş kartınızı elinizde hazır tutun. |
| 여행 가방 (yeohaeng gabang) | bavul | 이 여행 가방은 무거워요. (i yeohaeng gabangeun mugeowoyo.) — Bu ağır bavulun dört tekerleği var. |
| 배낭 (baenang) | sırt çantası | 방수 배낭에 노트북을 넣고 다녀요. (bangsu baenang-e noteubug-eul neohgo danyeoyo.) — Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum. |
| 기차 (gicha) | tren | 기차가 지금 출발해요. (gichaga jigeum chulbalhaeyo.) — Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor. |
| 기차역 (gichayeok) | tren istasyonu | 중앙 기차역 밖에서 만나요. (jung-ang gichayeog bakk-eseo mannayo.) — Ana tren istasyonunun önünde buluşalım. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Set 11: Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler (32 kart)
Sokak, meydan, park, banka, postane, süpermarket, fırın, müze, sinema, para, kredi kartı, fiyat ve fiş.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 도시 (dosi) | şehir | 이 도시는 아주 큽니다 (i dosineun aju keumnida). — Bu şehir çok canlıdır. |
| 마을 (maeul) | köy | 조용한 마을에 살아요 (joyonghan maeure sarayo). — Sakin bir köyde yaşıyorlar. |
| 시내 (sinae) | merkez | 오늘 시내에서 만나요 (oneul sinae-eseo mannayo). — Bugün şehir merkezine gidiyoruz. |
| 광장 (gwangjang) | meydan | 광장에 사람이 많아요 (gwangjange sarami manayo). — Ana meydan çok kalabalık. |
| 공원 (gongwon) | park | 공원에서 산책을 해요 (gongwoneseo sanchaegeul haeyo). — Çocuklar parkta oyun oynuyor. |
| 슈퍼마켓 (syupeomaket) | süpermarket | 슈퍼마켓에서 장을 봐요 (syupeomakeseseo jangeul bwayo). — Süpermarketten süt aldım. |
| 시장 (sijang) | pazar | 시장에 과일이 신선해요 (sijange gwairi sinseonhaeyo). — Pazarda taze meyve var. |
| 빵집 (ppangjip) | fırın | 빵집에서 빵을 샀어요 (ppangjibeseo ppangeul sasseoyo). — Fırından sıcak ekmek aldım. |
| 서점 (seojeom) | kitabevi | 서점에서 새 책을 샀어요 (seojeomeseo sae chaegeul sasseoyo). — Kitabevinden yeni bir roman aldım. |
| 옷가게 (otgage) | giyim mağazası | 이 옷가게는 옷이 예뻐요 (i otgageneun osi yeppeoyo). — Bu giyim mağazası çok uygun. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler
Set 12: Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler (32 kart)
Okul, üniversite, öğretmen, öğrenci, kitap, kalem, bilgisayar, telefon, internet, e-posta, iş, ofis, mühendis ve avukat.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 학교 (hakgyo) | okul | 아침에 학교에 가요 (achime hakgyo-e gayo). — Okul sabah sekizde başlıyor. |
| 대학교 (daehakgyo) | üniversite | 언니는 대학교에 다녀요 (eonnineun daehakgyo-e danyeoyo). — Üniversitede hukuk okuyor. |
| 교실 (gyosil) | sınıf | 교실 창문이 아주 커요 (gyosil changmuni aju keoyo). — Sınıfımız çok aydınlık ve geniş. |
| 수업 (sueop) | ders | 오늘 수업이 재미있어요 (oneul sueobi jaemiisseoyo). — Bugünkü ders çok ilginçti. |
| 숙제 (sukje) | ödev | 오늘 숙제를 다 했어요 (oneul sukjereul da haesseoyo). — Ev ödevimi erken bitirdim. |
| 시험 (siheom) | sınav | 내일 중요한 시험이 있어요 (naeil jungyohan siheomi isseoyo). — Yarın önemli bir sınavım var. |
| 책 (chaek) | kitap | 이 책은 정말 재미있어요 (i chaegeun jeongmal jaemiisseoyo). — Bu kitap gerçekten çok sürükleyici. |
| 공책 (gongchaek) | defter | 공책에 단어를 적으세요 (gongchaege daneoreul jeogeuseyo). — Notlarını bu deftere yaz. |
| 페이지 (peiji) | sayfa | 책 십 페이지를 펴세요 (chaek sip peijireul pyeoseyo). — Kitabın onuncu sayfasını açın. |
| 펜 (pen) | tükenmez kalem | 파란색 펜을 빌려주세요 (paransaek peneul billyeojuseyo). — Mavi bir kalemin var mı? |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Set 13: Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil (32 kart)
Olmak, sahip olmak, gitmek, gelmek, yapmak, yemek, içmek, uyumak, konuşmak, okumak, yazmak, satın almak, çalışmak ve öğrenmek.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 이다 (ida) | olmak | 그분은 우리 선생님이에요 (geubuneun uri seonsaengnimieyo). — Bugün çok mutlu oldum. |
| 가지다 (gajida) | sahip olmak | 좋은 생각을 가지고 있어요 (joeun saenggageul gajigo isseoyo). — İki küçük köpeğimiz var. |
| 가다 (gada) | gitmek | 친구와 함께 공원에 가요 (chinguwa hamkke gongwone gayo). — Her sabah işe erken giderim. |
| 오다 (oda) | gelmek | 내일 우리 집에 오세요 (naeil uri jibe oseyo). — Akşam bize yemeğe gel. |
| 만들다 (mandeulda) | yapmak | 아침에 따뜻한 커피를 만들어요 (achime ttatteutan keopireul mandeureoyo). — Sabahları taze kahve yaparım. |
| 먹다 (meokda) | yemek | 가족과 저녁을 먹어요 (gajokgwa jeonyeogeul meogeoyo). — Öğle yemeğini birlikte yiyoruz. |
| 마시다 (masida) | içmek | 운동 후에 물을 마셔요 (undong hue mureul masyeoyo). — Günde iki litre su içerim. |
| 자다 (jada) | uyumak | 아기가 아주 잘 자요 (agiga aju jal jayo). — Bebek mışıl mışıl uyuyor. |
| 일어나다 (ireonada) | uyanmak | 아침 일곱 시에 일어나요 (achim ilgop sie ireonayo). — Her sabah saat altıda uyanırım. |
| 말하다 (malhada) | konuşmak | 천천히 말해 주세요 (cheoncheonhi malhae juseyo). — O üç dili akıcı konuşuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
Set 14: En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları (32 kart)
Büyük, küçük, iyi, kötü, sıcak, soğuk, yeni, eski, hızlı, yavaş, pahalı, ucuz, kolay, zor, temiz ve kirli.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 크다 (keuda) | büyük | 그들은 큰 집에 살아요 (geudeureun keun jibe sarayo). — Büyük bir bahçeleri var. |
| 작다 (jakda) | küçük | 이 가방은 아주 작아요 (i gabangeun aju jagayo). — Bu küçük çanta çok kullanışlı. |
| 좋다 (jota) | iyi | 오늘 날씨가 정말 좋아요 (oneul nalssiga jeongmal joayo). — Bu gerçekten çok iyi bir fikir. |
| 나쁘다 (nappeuda) | kötü | 오늘은 공기가 나빠요 (oneureun gonggiga nappayo). — Bugün dışarıda hava çok kötü. |
| 새롭다 (saeropda) | yeni | 새 신발을 신고 나가요 (sae sinbareul singo nagayo). — Kendime yeni bir ayakkabı aldım. |
| 오래되다 (oraedoeda) | eski | 저 성은 아주 오래되었어요 (jeo seongeun aju oraedoeeosseoyo). — Tepedeki kale oldukça eski. |
| 젊다 (jeomda) | genç | 그 음악가는 아주 젊어요 (geu eumakganeun aju jeolmeoyo). — Yeni doktorumuz oldukça genç. |
| 뜨겁다 (tteugeopda) | sıcak | 국물이 아주 뜨거워요 (gungmuri aju tteugeowoyo). — Dikkat et, çorba çok sıcak. |
| 차갑다 (chagapda) | soğuk | 얼음물이 아주 차가워요 (eoreummuri aju chagawoyo). — Kış rüzgarı bugün çok soğuk. |
| 따뜻하다 (ttatteutada) | ılık | 봄 햇살이 참 따뜻해요 (bom haessari cham ttatteutaeyo). — Bahar güneşi bugün çok ılık. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Set 15: Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler (32 kart)
Mutlu, üzgün, yorgun, kızgın, sakin, heyecanlı, gururlu, nazik, dürüst, müzik, film, spor, yüzme ve yemek pişirme.
| Kelime (한국어) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| 행복하다 (haengbokada) | mutlu | 오늘 정말 행복해요 (oneul jeongmal haengbokaeyo). — Güzel haberle çok mutlu oldu. |
| 슬프다 (seulpeuda) | üzgün | 영화 결말이 너무 슬퍼요 (yeonghwa gyeolmari neomu seulpeoyo). — Filmin sonu biraz üzücüydü. |
| 피곤하다 (pigonhada) | yorgun | 운동을 해서 조금 피곤해요 (undongeul haeseo jogeum pigonhaeyo). — Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum. |
| 화나다 (hwanada) | kızgın | 저에게 화내지 마세요 (jeoege hwanaeji maseyo). — Lütfen bana kızgın olma. |
| 차분하다 (chabunhada) | sakin | 마음이 아주 차분해져요 (maeumi aju chabunhaejyeoyo). — Mavi deniz bugün çok sakin. |
| 긴장하다 (ginjanghada) | gergin | 발표 전에 조금 긴장돼요 (balpyo jeone jogeum ginjangdwaeyo). — Sınavdan önce biraz heyecanlıyım. |
| 신나다 (sinnada) | heyecanlı | 소풍 갈 생각에 신나요 (sopung gal saenggage sinnayo). — Çocuklar gezi için çok heyecanlı. |
| 놀라다 (nollada) | şaşırmış | 깜짝 선물을 받고 놀랐어요 (kkamjjak seonmureul batgo nollasseoyo). — Sürpriz hediyeye çok şaşırdı. |
| 자랑스럽다 (jarangseureopda) | gururlu | 부모님이 그녀를 자랑스러워해요 (bumonimi geunyeoreul jarangseureowohaeyo). — Ailesi onunla gurur duyuyor. |
| 걱정하다 (geokjeonghada) | endişeli | 너무 걱정하지 마세요 (neomu geokjeonghaji maseyo). — Yağmur için hiç endişelenme. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: 한국어 (Korean) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Aralıklı Tekrar ile Günlük 15 Dakikalık Çalışma Rutini
Her 2–3 günde bir tematik set bitirin (günde 10–15 yeni kart) ve her örnek cümleyi yüksek sesle okuyun.