Português (Brasil) Kelime Öğrenmek İçin En İyi Flashcard Setleri: A1–B2 Rehberi
Örnek cümleler ve aralıklı tekrar ile 15 tematik flashcard setinde (A1–B2) en önemli 480 günlük Português (Brasil) kelime ve ifadeyi öğrenin.
Interactive Premade Curricula
Portuguese (Brazil) Flashcard Decks (15)
Select any deck below to study cards with active recall, audio pronunciation, and FSRS spaced repetition, or filter by difficulty level.
Português (Brasil) — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler
Português (Brasil) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Português (Brasil) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Português (Brasil) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
Português (Brasil) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Português (Brasil) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Português (Brasil) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Português (Brasil) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Português (Brasil) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
Português (Brasil) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Português (Brasil) — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler
Português (Brasil) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Português (Brasil) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
Português (Brasil) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Português (Brasil) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Hemen pratik yapmaya hazır mısınız?
Günlük hayatta özgüvenle Português (Brasil) konuşmanın sırrı, en sık kullanılan 480 somut kelime ve ifadeyi 15 günlük temada Aktif Hatırlama ve Aralıklı Tekrar (FSRS-4.5) ile öğrenmektir.
Neden Önce Somut Günlük Kelimeleri Öğrenmek En İyisidir?
Somut isimleri en önemli 32 eylem fiili ve 32 sıfatla birleştirmek, ilk haftadan itibaren binlerce doğal cümle kurmanızı sağlar.
15 Temel Tematik Português (Brasil) Kelime Seti (480 Çekirdek Kelime)
Set 1: Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler (32 kart)
Merhaba, günaydın, lütfen, teşekkürler, affedersiniz ve temel günlük konuşmalar.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| Olá | Merhaba | Olá, como está seu dia? — Merhaba, günün nasıl geçiyor? |
| Bom dia | Günaydın | Bom dia, você dormiu bem? — Günaydın, iyi uyudun mu? |
| Boa tarde | Tünaydın | Boa tarde, bem-vindo à loja. — Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz. |
| Boa noite | İyi akşamlar | Boa noite, o jantar está pronto. — İyi akşamlar, akşam yemeği hazır. |
| Boa noite | İyi geceler | Boa noite, durma muito bem. — İyi geceler, tatlı rüyalar gör. |
| Tchau | Hoşça kal | Tchau, nos vemos em breve. — Hoşça kal, yakında görüşürüz. |
| Até amanhã | Yarın görüşürüz | Até amanhã cedo no trabalho. — Yarın sabah işte görüşürüz. |
| Por favor | Lütfen | Passe a água, por favor. — Lütfen bana suyu uzat. |
| Obrigado | Teşekkürler | Obrigado pela sua grande ajuda. — Yardımın için teşekkür ederim. |
| Muito obrigado | Çok teşekkürler | Muito obrigado por tudo hoje. — Her şey için çok teşekkürler. |
Set 2: Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman (32 kart)
Temel sayılar, pazartesiden pazara günler, mevsimler, bugün, yarın ve saatler.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| um (1) | bir (1) | Tenho um ingresso para hoje. — Bugün için bir biletim var. |
| dois (2) | iki (2) | Uma mesa para duas pessoas. — İki kişilik bir masa lütfen. |
| três (3) | üç (3) | Temos três gatos em casa. — Evimizde üç tane kedi var. |
| quatro (4) | dört (4) | Há quatro cadeiras na sala. — Burada dört sandalye var. |
| cinco (5) | beş (5) | Me dê cinco minutos, por favor. — Bana lütfen beş dakika verin. |
| seis (6) | altı (6) | Eu acordo às seis horas. — Sabah saat altıda uyanırım. |
| sete (7) | yedi (7) | A semana tem sete dias. — Bir haftada yedi gün vardır. |
| oito (8) | sekiz (8) | A aula começa às oito. — Ders saat sekizde başlıyor. |
| nove (9) | dokuz (9) | O trem parte às nove horas. — Tren saat dokuzda kalkıyor. |
| dez (10) | on (10) | Este livro custa dez reais. — Bu defter on lira tutuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Set 3: Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar (32 kart)
Sandalye, masa, yatak, kanepe, lamba, kapı, pencere, anahtar, mutfak, yatak odası ve ev eşyaları.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| a casa | ev | Nossa casa fica perto da praia. — Evimiz parkın hemen yanında. |
| o apartamento | daire | Moro em um apartamento novo. — Üçüncü katta bir daire kiraladım. |
| o quarto | oda | Este cômodo é bem arejado. — Bu oda bütün gün güneş alıyor. |
| a cozinha | mutfak | Fazemos o jantar na cozinha. — Annem mutfakta yemek pişiriyor. |
| o quarto de dormir | yatak odası | O quarto é calmo e silencioso. — Yatak odası oldukça sessiz. |
| o banheiro | banyo | Lavo as mãos no banheiro. — Banyoda ellerimi sabunla yıkadım. |
| a sala de estar | oturma odası | Conversamos na sala de estar. — Akşamları oturma odasında dinleniriz. |
| o jardim | bahçe | As flores crescem no jardim. — Bahçede rengarenk çiçekler açmış. |
| a cadeira | sandalye | Sente-se nesta cadeira, por favor. — Lütfen bu sandalyeye oturun. |
| a mesa | masa | O almoço já está na mesa. — Tabaklar yemek masasının üzerinde. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Set 4: Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş (32 kart)
Su, ekmek, kahve, çay, süt, peynir, et, balık, çorba, kahvaltı, akşam yemeği, menü ve hesap.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| a água | su | Um copo de água gelada, por favor. — Bir bardak soğuk su lütfen. |
| o pão | ekmek | Gosto de pão quente no café. — Fırından taze ve sıcak ekmek aldım. |
| o café | kahve | Quero uma xícara de café quente. — Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim. |
| o chá | çay | Gosto de chá de camomila à noite. — İnce belli bardakta sıcak çay. |
| o leite | süt | Comprei um litro de leite fresco. — Yatmadan önce ılık süt içtim. |
| o suco | meyve suyu | Quero um suco de laranja natural. — Taze sıkılmış portakal suyu. |
| o vinho | şarap | Uma taça de vinho tinto seco. — Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap. |
| a cerveja | bira | Duas cervejas bem geladas. — Soğuk bir bardak bira söyledik. |
| o queijo | peynir | Pão de queijo quentinho é ótimo. — Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim. |
| a manteiga | tereyağı | Pão na chapa com manteiga derretida. — Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm. |
Set 5: Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi (32 kart)
Elma, muz, portakal, çilek, domates, patates, havuç, soğan, sarımsak, salata, zeytinyağı ve bal.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| a fruta | meyve | A fruta madura é bem doce. — Yazın bol bol taze meyve yeriz. |
| a maçã | elma | Esta maçã vermelha está doce. — Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı. |
| a banana | muz | A banana madura é bem doce. — Kahvaltıda süt ve muz yedim. |
| a laranja | portakal | Descasquei uma laranja bem doce. — Kışın bol bol sulu portakal yeriz. |
| o limão | limon | O suco de limão é azedo. — Çorbaya biraz taze limon sıktım. |
| o morango | çilek | Bolo recheado com morangos frescos. — Bahçeden taze kırmızı çilek topladık. |
| a uva | üzüm | Um cacho de uvas verdes sem semente. — Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var. |
| o pêssego | şeftali | Gosto de pêssego em calda. — Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir. |
| a melancia | karpuz | Uma fatia de melancia gelada. — Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz. |
| o abacaxi | ananas | Suco de abacaxi com hortelã. — Dilimlenmiş taze tropikal ananas. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Set 6: Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler (32 kart)
Anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş, büyükanne, büyükbaba, eş, çocuk, arkadaş, komşu ve meslektaş.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| a família | aile | Minha família mora nesta cidade. — Ailem bu şehirde yaşıyor. |
| a mãe | anne | Minha mãe cozinha muito bem todos os dias. — Annem her gün lezzetli yemekler pişirir. |
| o pai | baba | Meu pai trabalha em um hospital local. — Babam yerel bir hastanede çalışıyor. |
| os pais | ebeveynler | Meus pais viajam para a praia todo verão. — Annem ve babam her yaz tatile gider. |
| o irmão | erkek kardeş | Meu irmão toca violão muito bem. — Kardeşim bir grupta gitar çalıyor. |
| a irmã | kız kardeş | Minha irmã estuda medicina na universidade. — Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor. |
| o filho | oğul | O filho deles vai para a escola. — Oğulları şimdi ilkokula gidiyor. |
| a filha | kız evlat | A filha deles adora desenhar quadros coloridos. — Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor. |
| o avô | büyükbaba | Meu avô conta ótimas histórias toda noite. — Dedem her akşam harika hikayeler anlatır. |
| a avó | büyükanne | Minha avó faz pão fresco aos domingos. — Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Set 7: Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler (32 kart)
Gömlek, pantolon, elbise, ceket, palto, ayakkabı, çorap, şapka, gözlük, şemsiye, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| as roupas | kıyafetler | Coloco roupas limpas na mala de viagem. — Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum. |
| a camisa | gömlek | Ele usa uma camisa branca no escritório. — Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor. |
| a camiseta | tişört | Uso uma camiseta de algodão no verão. — Yazın pamuklu bir tişört giyerim. |
| o suéter | kazak | Este suéter de lã esquenta no inverno. — Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor. |
| a jaqueta | ceket | Vista sua jaqueta antes de sair. — Dışarı çıkmadan önce ceketini giy. |
| o sobretudo | palto | Ela pendurou o sobretudo perto da porta. — Kalın paltosunu kapının yanına astı. |
| o terno | takım elbise | Ele comprou um terno escuro para o casamento. — Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı. |
| o vestido | elbise | Ela usa um elegante vestido de verão hoje. — Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor. |
| a saia | etek | Esta saia combina bem com a blusa dela. — Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor. |
| as calças | pantolon | Estas calças pretas são um pouco compridas. — Bu siyah pantolon biraz fazla uzun. |
Set 8: Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane (32 kart)
Baş, göz, kulak, el, ayak, kalp, mide, diş, ağrı, ateş, öksürük, doktor, hastane, eczane ve ilaç.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| o corpo | vücut | O exercício mantém o corpo forte. — Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar. |
| a cabeça | baş | Ele balançou a cabeça concordando. — Onaylamak için başını salladı. |
| o cabelo | saç | Ela escova o cabelo toda manhã. — Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor. |
| o rosto | yüz | Lavo meu rosto com água fria. — Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum. |
| o olho | göz | Ela fechou os olhos e dormiu. — Gözlerini kapattı ve hemen uyudu. |
| a orelha | kulak | Ela sussurrou um segredo no meu ouvido. — Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı. |
| o nariz | burun | Meu nariz está gelado por causa do vento. — Kış rüzgarından burnum çok üşüdü. |
| a boca | ağız | Abra bem a boca para o dentista. — Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın. |
| o dente | diş | Escovo os dentes duas vezes por dia. — Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum. |
| a língua | dil | A sopa quente queimou minha língua. — Sıcak çorba dilimi yaktı. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Set 9: Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu (32 kart)
Köpek, kedi, at, kuş, balık, aslan, ağaç, çiçek, orman, dağ, deniz, nehir, güneş, yağmur, kar ve rüzgar.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| o animal | hayvan | Animais selvagens vivem livres na floresta. — Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar. |
| o cachorro | köpek | O cachorro corre feliz no parque. — Köpek parkta neşeyle koşuyor. |
| o gato | kedi | O gato dorme no sofá quentinho. — Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor. |
| o pássaro | kuş | Um pequeno pássaro canta na árvore. — Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor. |
| o cavalo | at | O cavalo marrom galopa pelo campo. — Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor. |
| a vaca | inek | As vacas comem capim fresco no pasto. — İnekler çayırda taze ot yiyor. |
| o porco | domuz | O fazendeiro alimenta os porcos cedo. — Çiftçi her sabah domuzları besliyor. |
| a ovelha | koyun | Ovelhas brancas pastam na colina verde. — Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor. |
| a galinha | tavuk | As galinhas botam ovos frescos todo dia. — Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar. |
| o coelho | tavşan | O coelho branco adora comer cenouras. — Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever. |
Set 10: Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler (32 kart)
Uçak, havalimanı, uçuş, pasaport, bavul, bilet, tren, otobüs, taksi, otel, rezervasyon, harita, sol, sağ ve kuzey.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| a viagem | yolculuk | Nossa viagem a Roma foi inesquecível. — Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı. |
| o aeroporto | havalimanı | Chegue ao aeroporto duas horas antes. — Havalimanına iki saat erken gelin. |
| o avião | uçak | O avião decolou na hora certa. — Uçak tam zamanında havalandı. |
| o voo | uçuş | Nosso voo direto dura duas horas. — Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor. |
| o passaporte | pasaport | Mostre seu passaporte no controle. — Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin. |
| o cartão de embarque | biniş kartı | Guarde seu cartão de embarque. — Biniş kartınızı elinizde hazır tutun. |
| a mala | bavul | Esta mala pesada tem quatro rodinhas. — Bu ağır bavulun dört tekerleği var. |
| a mochila | sırt çantası | Levo meu notebook em uma mochila. — Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum. |
| o trem | tren | O trem rápido sai da plataforma três. — Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor. |
| a estação de trem | tren istasyonu | Encontre-me em frente à estação. — Ana tren istasyonunun önünde buluşalım. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Set 11: Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler (32 kart)
Sokak, meydan, park, banka, postane, süpermarket, fırın, müze, sinema, para, kredi kartı, fiyat ve fiş.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| cidade | şehir | Esta cidade é muito animada. — Bu şehir çok canlıdır. |
| vila | köy | Eles moram numa vila tranquila. — Sakin bir köyde yaşıyorlar. |
| centro | merkez | Vamos ao centro hoje. — Bugün şehir merkezine gidiyoruz. |
| praça | meydan | A praça principal está cheia. — Ana meydan çok kalabalık. |
| parque | park | As crianças brincam no parque. — Çocuklar parkta oyun oynuyor. |
| supermercado | süpermarket | Compro comida no supermercado. — Süpermarketten süt aldım. |
| mercado | pazar | Há frutas frescas no mercado. — Pazarda taze meyve var. |
| padaria | fırın | Compro pão quente na padaria. — Fırından sıcak ekmek aldım. |
| livraria | kitabevi | Comprei um romance na livraria. — Kitabevinden yeni bir roman aldım. |
| loja de roupas | giyim mağazası | Esta loja de roupas é ótima. — Bu giyim mağazası çok uygun. |
Set 12: Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler (32 kart)
Okul, üniversite, öğretmen, öğrenci, kitap, kalem, bilgisayar, telefon, internet, e-posta, iş, ofis, mühendis ve avukat.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| escola | okul | A escola começa às oito. — Okul sabah sekizde başlıyor. |
| universidade | üniversite | Ela estuda na universidade. — Üniversitede hukuk okuyor. |
| sala de aula | sınıf | A sala de aula é ampla. — Sınıfımız çok aydınlık ve geniş. |
| aula | ders | A aula de hoje foi ótima. — Bugünkü ders çok ilginçti. |
| lição de casa | ödev | Fiz a lição de casa. — Ev ödevimi erken bitirdim. |
| prova | sınav | Passei na prova de ontem. — Yarın önemli bir sınavım var. |
| livro | kitap | Este livro é muito bom. — Bu kitap gerçekten çok sürükleyici. |
| caderno | defter | Anotei tudo no meu caderno. — Notlarını bu deftere yaz. |
| página | sayfa | Abra na página dez agora. — Kitabın onuncu sayfasını açın. |
| caneta | tükenmez kalem | Você tem uma caneta azul? — Mavi bir kalemin var mı? |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Set 13: Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil (32 kart)
Olmak, sahip olmak, gitmek, gelmek, yapmak, yemek, içmek, uyumak, konuşmak, okumak, yazmak, satın almak, çalışmak ve öğrenmek.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| ser | olmak | Ela é uma pessoa gentil. — Bugün çok mutlu oldum. |
| ter | sahip olmak | Eu tenho um carro azul. — İki küçük köpeğimiz var. |
| ir | gitmek | Vou para casa mais cedo. — Her sabah işe erken giderim. |
| vir | gelmek | Venha jantar conosco hoje. — Akşam bize yemeğe gel. |
| fazer | yapmak | Eu faço café toda manhã. — Sabahları taze kahve yaparım. |
| comer | yemek | Comemos frutas no café. — Öğle yemeğini birlikte yiyoruz. |
| beber | içmek | Bebo muita água por dia. — Günde iki litre su içerim. |
| dormir | uyumak | Durmo cedo durante a semana. — Bebek mışıl mışıl uyuyor. |
| acordar | uyanmak | Eu acordo às seis horas. — Her sabah saat altıda uyanırım. |
| falar | konuşmak | Ela fala três línguas bem. — O üç dili akıcı konuşuyor. |
Set 14: En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları (32 kart)
Büyük, küçük, iyi, kötü, sıcak, soğuk, yeni, eski, hızlı, yavaş, pahalı, ucuz, kolay, zor, temiz ve kirli.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| grande | büyük | Eles têm uma casa grande. — Büyük bir bahçeleri var. |
| pequeno | küçük | Este quarto é bem pequeno. — Bu küçük çanta çok kullanışlı. |
| bom | iyi | Este livro é muito bom. — Bu gerçekten çok iyi bir fikir. |
| ruim | kötü | O trânsito está ruim hoje. — Bugün dışarıda hava çok kötü. |
| novo | yeni | Comprei um sapato novo. — Kendime yeni bir ayakkabı aldım. |
| velho | eski | Aquele prédio é bem velho. — Tepedeki kale oldukça eski. |
| jovem | genç | O médico novo é jovem. — Yeni doktorumuz oldukça genç. |
| quente | sıcak | Cuidado, a sopa está quente. — Dikkat et, çorba çok sıcak. |
| frio | soğuk | O vento hoje está frio. — Kış rüzgarı bugün çok soğuk. |
| morno | ılık | O leite está morno agora. — Bahar güneşi bugün çok ılık. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Set 15: Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler (32 kart)
Mutlu, üzgün, yorgun, kızgın, sakin, heyecanlı, gururlu, nazik, dürüst, müzik, film, spor, yüzme ve yemek pişirme.
| Kelime (Português - Brasil) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| feliz | mutlu | Estou muito feliz hoje. — Güzel haberle çok mutlu oldu. |
| triste | üzgün | O final do livro é triste. — Filmin sonu biraz üzücüydü. |
| cansado | yorgun | Estou cansado depois do treino. — Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum. |
| bravo | kızgın | Não fique bravo comigo. — Lütfen bana kızgın olma. |
| calmo | sakin | O mar está bem calmo. — Mavi deniz bugün çok sakin. |
| nervoso | gergin | Fico nervoso antes da prova. — Sınavdan önce biraz heyecanlıyım. |
| animado | heyecanlı | Estamos animados com a viagem. — Çocuklar gezi için çok heyecanlı. |
| surpreso | şaşırmış | Fiquei surpreso com a notícia. — Sürpriz hediyeye çok şaşırdı. |
| orgulhoso | gururlu | Estou orgulhoso do seu progresso. — Ailesi onunla gurur duyuyor. |
| preocupado | endişeli | Não fique preocupado com isso. — Yağmur için hiç endişelenme. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Português (Brasil) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Aralıklı Tekrar ile Günlük 15 Dakikalık Çalışma Rutini
Her 2–3 günde bir tematik set bitirin (günde 10–15 yeni kart) ve her örnek cümleyi yüksek sesle okuyun.