Español (Spanish) Kelime Öğrenmek İçin En İyi Flashcard Setleri: A1–B2 Rehberi
Örnek cümleler ve aralıklı tekrar ile 15 tematik flashcard setinde (A1–B2) en önemli 480 günlük Español (Spanish) kelime ve ifadeyi öğrenin.
Interactive Premade Curricula
Spanish Flashcard Decks (15)
Select any deck below to study cards with active recall, audio pronunciation, and FSRS spaced repetition, or filter by difficulty level.
Español (Spanish) — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler
Español (Spanish) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Español (Spanish) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Español (Spanish) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
Español (Spanish) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Español (Spanish) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Español (Spanish) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Español (Spanish) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Español (Spanish) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
Español (Spanish) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Español (Spanish) — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler
Español (Spanish) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Español (Spanish) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
Español (Spanish) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Español (Spanish) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Hemen pratik yapmaya hazır mısınız?
Günlük hayatta özgüvenle Español (Spanish) konuşmanın sırrı, en sık kullanılan 480 somut kelime ve ifadeyi 15 günlük temada Aktif Hatırlama ve Aralıklı Tekrar (FSRS-4.5) ile öğrenmektir.
Neden Önce Somut Günlük Kelimeleri Öğrenmek En İyisidir?
Somut isimleri en önemli 32 eylem fiili ve 32 sıfatla birleştirmek, ilk haftadan itibaren binlerce doğal cümle kurmanızı sağlar.
15 Temel Tematik Español Kelime Seti (480 Çekirdek Kelime)
Set 1: Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler (32 kart)
Merhaba, günaydın, lütfen, teşekkürler, affedersiniz ve temel günlük konuşmalar.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| Hola | Merhaba | Hola, ¿cómo va tu día? — Merhaba, günün nasıl geçiyor? |
| Buenos días | Günaydın | Buenos días, ¿dormiste bien? — Günaydın, iyi uyudun mu? |
| Buenas tardes | Tünaydın | Buenas tardes, bienvenido a la tienda. — Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz. |
| Buenas tardes | İyi akşamlar | Buenas tardes, la cena está lista. — İyi akşamlar, akşam yemeği hazır. |
| Buenas noches | İyi geceler | Buenas noches, que duermas muy bien. — İyi geceler, tatlı rüyalar gör. |
| Adiós | Hoşça kal | Adiós, nos vemos muy pronto. — Hoşça kal, yakında görüşürüz. |
| Hasta mañana | Yarın görüşürüz | Hasta mañana por la mañana. — Yarın sabah işte görüşürüz. |
| Por favor | Lütfen | Pásame el agua, por favor. — Lütfen bana suyu uzat. |
| Gracias | Teşekkürler | Gracias por tu amable ayuda. — Yardımın için teşekkür ederim. |
| Muchas gracias | Çok teşekkürler | Muchas gracias por todo hoy. — Her şey için çok teşekkürler. |
Set 2: Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman (32 kart)
Temel sayılar, pazartesiden pazara günler, mevsimler, bugün, yarın ve saatler.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| uno (1) | bir (1) | Tengo un boleto para hoy. — Bugün için bir biletim var. |
| dos (2) | iki (2) | Una mesa para dos personas. — İki kişilik bir masa lütfen. |
| tres (3) | üç (3) | Tenemos tres gatos en casa. — Evimizde üç tane kedi var. |
| cuatro (4) | dört (4) | Hay cuatro sillas en la sala. — Burada dört sandalye var. |
| cinco (5) | beş (5) | Dame cinco minutos, por favor. — Bana lütfen beş dakika verin. |
| seis (6) | altı (6) | Me levanto a las seis. — Sabah saat altıda uyanırım. |
| siete (7) | yedi (7) | La semana tiene siete días. — Bir haftada yedi gün vardır. |
| ocho (8) | sekiz (8) | El trabajo empieza a las ocho. — Ders saat sekizde başlıyor. |
| nueve (9) | dokuz (9) | El tren sale a las nueve. — Tren saat dokuzda kalkıyor. |
| diez (10) | on (10) | Este libro cuesta diez euros. — Bu defter on lira tutuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Set 3: Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar (32 kart)
Sandalye, masa, yatak, kanepe, lamba, kapı, pencere, anahtar, mutfak, yatak odası ve ev eşyaları.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| la casa | ev | Nuestra casa es muy grande. — Evimiz parkın hemen yanında. |
| el apartamento | daire | Alquilo un piso en el centro. — Üçüncü katta bir daire kiraladım. |
| la habitación | oda | Esta habitación tiene mucha luz. — Bu oda bütün gün güneş alıyor. |
| la cocina | mutfak | Cocinamos juntos en la cocina. — Annem mutfakta yemek pişiriyor. |
| el dormitorio | yatak odası | El dormitorio está en el piso alto. — Yatak odası oldukça sessiz. |
| el baño | banyo | Me lavo las manos en el baño. — Banyoda ellerimi sabunla yıkadım. |
| la sala de estar | oturma odası | Vemos la tele en el salón. — Akşamları oturma odasında dinleniriz. |
| el jardín | bahçe | Hay flores bonitas en el jardín. — Bahçede rengarenk çiçekler açmış. |
| la silla | sandalye | La silla está junto a la mesa. — Lütfen bu sandalyeye oturun. |
| la mesa | masa | La comida está en la mesa. — Tabaklar yemek masasının üzerinde. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Set 4: Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş (32 kart)
Su, ekmek, kahve, çay, süt, peynir, et, balık, çorba, kahvaltı, akşam yemeği, menü ve hesap.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| el agua | su | Un vaso de agua fría, por favor. — Bir bardak soğuk su lütfen. |
| el pan | ekmek | Compro pan caliente en la panadería. — Fırından taze ve sıcak ekmek aldım. |
| el café | kahve | Tomo un café negro sin azúcar. — Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim. |
| el té | çay | ¿Quieres una taza de té verde? — İnce belli bardakta sıcak çay. |
| la leche | süt | Pongo un poco de leche al café. — Yatmadan önce ılık süt içtim. |
| el jugo / zumo | meyve suyu | Un zumo de naranja natural. — Taze sıkılmış portakal suyu. |
| el vino | şarap | Una copa de vino tinto, por favor. — Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap. |
| la cerveza | bira | Dos cervezas frías, por favor. — Soğuk bir bardak bira söyledik. |
| el queso | peynir | Me gusta el pan con queso. — Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim. |
| la mantequilla | tereyağı | Unta mantequilla en la tostada. — Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm. |
Set 5: Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi (32 kart)
Elma, muz, portakal, çilek, domates, patates, havuç, soğan, sarımsak, salata, zeytinyağı ve bal.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| la fruta | meyve | La fruta fresca tiene vitaminas. — Yazın bol bol taze meyve yeriz. |
| la manzana | elma | Esta manzana roja es dulce. — Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı. |
| el plátano / banano | muz | El plátano amarillo está maduro. — Kahvaltıda süt ve muz yedim. |
| la naranja | portakal | Esta naranja tiene mucho jugo. — Kışın bol bol sulu portakal yeriz. |
| el limón | limon | El limón amarillo es muy ácido. — Çorbaya biraz taze limon sıktım. |
| la fresa / frutilla | çilek | Me encantan las fresas con nata. — Bahçeden taze kırmızı çilek topladık. |
| la uva | üzüm | Compré un racimo de uvas dulces. — Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var. |
| el melocotón / durazno | şeftali | El durazno maduro es jugoso. — Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir. |
| la sandía | karpuz | La sandía fría refresca en verano. — Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz. |
| la piña / el ananá | ananas | La piña tropical es jugosa. — Dilimlenmiş taze tropikal ananas. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Set 6: Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler (32 kart)
Anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş, büyükanne, büyükbaba, eş, çocuk, arkadaş, komşu ve meslektaş.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| la familia | aile | Mi familia vive en esta ciudad. — Ailem bu şehirde yaşıyor. |
| la madre | anne | Mi madre cocina comida deliciosa cada día. — Annem her gün lezzetli yemekler pişirir. |
| el padre | baba | Mi padre trabaja en un hospital local. — Babam yerel bir hastanede çalışıyor. |
| los padres | ebeveynler | Mis padres viajan a la playa cada verano. — Annem ve babam her yaz tatile gider. |
| el hermano | erkek kardeş | Mi hermano toca la guitarra en un grupo. — Kardeşim bir grupta gitar çalıyor. |
| la hermana | kız kardeş | Mi hermana estudia medicina en la universidad. — Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor. |
| el hijo | oğul | Su hijo va a la escuela primaria. — Oğulları şimdi ilkokula gidiyor. |
| la hija | kız evlat | A su hija le encanta dibujar cuadros. — Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor. |
| el abuelo | büyükbaba | Mi abuelo cuenta grandes historias cada tarde. — Dedem her akşam harika hikayeler anlatır. |
| la abuela | büyükanne | Mi abuela hornea pan fresco los domingos. — Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Set 7: Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler (32 kart)
Gömlek, pantolon, elbise, ceket, palto, ayakkabı, çorap, şapka, gözlük, şemsiye, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| la ropa | kıyafetler | Empaco ropa limpia para el viaje. — Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum. |
| la camisa | gömlek | Él lleva una camisa blanca a la oficina. — Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor. |
| la camiseta | tişört | Uso una camiseta de algodón en verano. — Yazın pamuklu bir tişört giyerim. |
| el suéter | kazak | Este suéter de lana abriga mucho en invierno. — Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor. |
| la chaqueta | ceket | Ponte la chaqueta antes de salir. — Dışarı çıkmadan önce ceketini giy. |
| el abrigo | palto | Ella colgó su abrigo junto a la puerta. — Kalın paltosunu kapının yanına astı. |
| el traje | takım elbise | Compró un traje oscuro para la boda. — Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı. |
| el vestido | elbise | Ella lleva hoy un elegante vestido de verano. — Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor. |
| la falda | etek | Esta falda combina muy bien con su blusa. — Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor. |
| los pantalones | pantolon | Estos pantalones negros son un poco largos. — Bu siyah pantolon biraz fazla uzun. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Set 8: Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane (32 kart)
Baş, göz, kulak, el, ayak, kalp, mide, diş, ağrı, ateş, öksürük, doktor, hastane, eczane ve ilaç.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| el cuerpo | vücut | El ejercicio mantiene el cuerpo fuerte. — Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar. |
| la cabeza | baş | Él asintió con la cabeza. — Onaylamak için başını salladı. |
| el pelo | saç | Ella se cepilla el pelo cada mañana. — Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor. |
| la cara | yüz | Me lavo la cara con agua fría. — Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum. |
| el ojo | göz | Ella cerró los ojos y se durmió. — Gözlerini kapattı ve hemen uyudu. |
| la oreja | kulak | Ella me susurró algo al oído. — Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı. |
| la nariz | burun | Tengo la nariz fría por el viento. — Kış rüzgarından burnum çok üşüdü. |
| la boca | ağız | Abre bien la boca en el dentista. — Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın. |
| el diente | diş | Me cepillo los dientes dos veces al día. — Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum. |
| la lengua | dil | La sopa caliente me quemó la lengua. — Sıcak çorba dilimi yaktı. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Set 9: Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu (32 kart)
Köpek, kedi, at, kuş, balık, aslan, ağaç, çiçek, orman, dağ, deniz, nehir, güneş, yağmur, kar ve rüzgar.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| el animal | hayvan | Los animales salvajes viven en el bosque. — Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar. |
| el perro | köpek | El perro corre feliz en el parque. — Köpek parkta neşeyle koşuyor. |
| el gato | kedi | El gato duerme en el sofá cálido. — Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor. |
| el pájaro | kuş | Un pájaro pequeño canta en el árbol. — Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor. |
| el caballo | at | El caballo marrón galopa por el campo. — Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor. |
| la vaca | inek | Las vacas comen hierba en el prado. — İnekler çayırda taze ot yiyor. |
| el cerdo | domuz | El granjero alimenta a los cerdos temprano. — Çiftçi her sabah domuzları besliyor. |
| la oveja | koyun | Las ovejas blancas pastan en la colina. — Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor. |
| la gallina | tavuk | Las gallinas ponen huevos frescos cada día. — Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar. |
| el conejo | tavşan | Al conejo blanco le encantan las zanahorias. — Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever. |
Set 10: Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler (32 kart)
Uçak, havalimanı, uçuş, pasaport, bavul, bilet, tren, otobüs, taksi, otel, rezervasyon, harita, sol, sağ ve kuzey.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| el viaje | yolculuk | Nuestro viaje a Roma fue inolvidable. — Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı. |
| el aeropuerto | havalimanı | Llega al aeropuerto dos horas antes. — Havalimanına iki saat erken gelin. |
| el avión | uçak | El avión despegó a tiempo hoy. — Uçak tam zamanında havalandı. |
| el vuelo | uçuş | Nuestro vuelo directo dura dos horas. — Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor. |
| el pasaporte | pasaport | Muestra tu pasaporte en el control. — Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin. |
| la tarjeta de embarque | biniş kartı | Guarda tu tarjeta de embarque. — Biniş kartınızı elinizde hazır tutun. |
| la maleta | bavul | Esta maleta pesada tiene cuatro ruedas. — Bu ağır bavulun dört tekerleği var. |
| la mochila | sırt çantası | Llevo mi portátil en una mochila. — Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum. |
| el tren | tren | El tren rápido sale del andén tres. — Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor. |
| la estación de tren | tren istasyonu | Nos vemos frente a la estación. — Ana tren istasyonunun önünde buluşalım. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Set 11: Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler (32 kart)
Sokak, meydan, park, banka, postane, süpermarket, fırın, müze, sinema, para, kredi kartı, fiyat ve fiş.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| ciudad | şehir | Esta ciudad es muy animada. — Bu şehir çok canlıdır. |
| pueblo | köy | Viven en un pueblo tranquilo. — Sakin bir köyde yaşıyorlar. |
| centro | merkez | Vamos al centro hoy. — Bugün şehir merkezine gidiyoruz. |
| plaza | meydan | La plaza mayor está llena. — Ana meydan çok kalabalık. |
| parque | park | Los niños juegan en el parque. — Çocuklar parkta oyun oynuyor. |
| supermercado | süpermarket | Compro comida en el supermercado. — Süpermarketten süt aldım. |
| mercado | pazar | Hay fruta fresca en el mercado. — Pazarda taze meyve var. |
| panadería | fırın | Compro pan en la panadería. — Fırından sıcak ekmek aldım. |
| librería | kitabevi | Busco una novela en la librería. — Kitabevinden yeni bir roman aldım. |
| tienda de ropa | giyim mağazası | Esta tienda de ropa es nueva. — Bu giyim mağazası çok uygun. |
Set 12: Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler (32 kart)
Okul, üniversite, öğretmen, öğrenci, kitap, kalem, bilgisayar, telefon, internet, e-posta, iş, ofis, mühendis ve avukat.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| escuela | okul | La escuela empieza a las ocho. — Okul sabah sekizde başlıyor. |
| universidad | üniversite | Ella estudia en la universidad. — Üniversitede hukuk okuyor. |
| aula | sınıf | El aula tiene ventanas grandes. — Sınıfımız çok aydınlık ve geniş. |
| lección | ders | La lección de hoy es fácil. — Bugünkü ders çok ilginçti. |
| tarea | ödev | Terminé mi tarea temprano. — Ev ödevimi erken bitirdim. |
| examen | sınav | Aprobé el examen de historia. — Yarın önemli bir sınavım var. |
| libro | kitap | Este libro es muy interesante. — Bu kitap gerçekten çok sürükleyici. |
| cuaderno | defter | Escribo notas en mi cuaderno. — Notlarını bu deftere yaz. |
| página | sayfa | Abre el libro en la página diez. — Kitabın onuncu sayfasını açın. |
| bolígrafo | tükenmez kalem | Necesito un bolígrafo azul. — Mavi bir kalemin var mı? |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Set 13: Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil (32 kart)
Olmak, sahip olmak, gitmek, gelmek, yapmak, yemek, içmek, uyumak, konuşmak, okumak, yazmak, satın almak, çalışmak ve öğrenmek.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| ser | olmak | Ella es mi mejor amiga. — Bugün çok mutlu oldum. |
| tener | sahip olmak | Tengo dos perros en casa. — İki küçük köpeğimiz var. |
| ir | gitmek | Voy al trabajo en autobús. — Her sabah işe erken giderim. |
| venir | gelmek | ¿Puedes venir a mi casa? — Akşam bize yemeğe gel. |
| hacer | yapmak | Hago café por la mañana. — Sabahları taze kahve yaparım. |
| comer | yemek | Comemos juntos al mediodía. — Öğle yemeğini birlikte yiyoruz. |
| beber | içmek | Bebo un vaso de agua. — Günde iki litre su içerim. |
| dormir | uyumak | Duermo ocho horas cada noche. — Bebek mışıl mışıl uyuyor. |
| despertarse | uyanmak | Me despierto a las seis. — Her sabah saat altıda uyanırım. |
| hablar | konuşmak | Ella habla tres idiomas bien. — O üç dili akıcı konuşuyor. |
Set 14: En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları (32 kart)
Büyük, küçük, iyi, kötü, sıcak, soğuk, yeni, eski, hızlı, yavaş, pahalı, ucuz, kolay, zor, temiz ve kirli.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| grande | büyük | Tienen un jardín muy grande. — Büyük bir bahçeleri var. |
| pequeño | küçük | Tengo un perro pequeño. — Bu küçük çanta çok kullanışlı. |
| bueno | iyi | Este café es muy bueno. — Bu gerçekten çok iyi bir fikir. |
| malo | kötü | Hoy hace mal tiempo. — Bugün dışarıda hava çok kötü. |
| nuevo | yeni | Compré unos zapatos nuevos. — Kendime yeni bir ayakkabı aldım. |
| viejo | eski | Ese puente de piedra es viejo. — Tepedeki kale oldukça eski. |
| joven | genç | Mi hermano menor es joven. — Yeni doktorumuz oldukça genç. |
| caliente | sıcak | La sopa está muy caliente. — Dikkat et, çorba çok sıcak. |
| frío | soğuk | El agua del río está fría. — Kış rüzgarı bugün çok soğuk. |
| cálido | ılık | Hoy hace un día cálido. — Bahar güneşi bugün çok ılık. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Set 15: Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler (32 kart)
Mutlu, üzgün, yorgun, kızgın, sakin, heyecanlı, gururlu, nazik, dürüst, müzik, film, spor, yüzme ve yemek pişirme.
| Kelime (Español) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| feliz | mutlu | Estoy muy feliz por ti. — Güzel haberle çok mutlu oldu. |
| triste | üzgün | El final de la película es triste. — Filmin sonu biraz üzücüydü. |
| cansado | yorgun | Estoy cansado después del viaje. — Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum. |
| enfadado | kızgın | No estés enfadado conmigo. — Lütfen bana kızgın olma. |
| tranquilo | sakin | El mar está muy tranquilo. — Mavi deniz bugün çok sakin. |
| nervioso | gergin | Estoy un poco nervioso hoy. — Sınavdan önce biraz heyecanlıyım. |
| emocionado | heyecanlı | Estoy emocionado por el viaje. — Çocuklar gezi için çok heyecanlı. |
| sorprendido | şaşırmış | Quedé sorprendido con el regalo. — Sürpriz hediyeye çok şaşırdı. |
| orgulloso | gururlu | Estoy orgulloso de tu éxito. — Ailesi onunla gurur duyuyor. |
| preocupado | endişeli | No estés preocupado por nada. — Yağmur için hiç endişelenme. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Español (Spanish) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Aralıklı Tekrar ile Günlük 15 Dakikalık Çalışma Rutini
Her 2–3 günde bir tematik set bitirin (günde 10–15 yeni kart) ve her örnek cümleyi yüksek sesle okuyun.