Language Learning (CEFR A1–C2) 한국어 · Korean 15 Interactive Flashcard Decks

Türkçe(Turkish) 어휘 학습을 위한 최고의 플래시카드 세트: A1–B2 완벽 가이드

15개의 주제별 플래시카드 덱(A1–B2)을 통해 가장 중요한 일상 Türkçe(Turkish) 핵심 어휘 480개를 예문 및 간격 반복 학습으로 마스터하세요.

지금 바로 연습을 시작해 볼까요?

실생활에서 자신감 있게 **Türkçe(Turkish)**를 구사하는 비결은 15가지 일상 주제로 구성된 최다 빈출 핵심 어휘 480개를 **능동적 회상(Active Recall)**과 **간격 반복(FSRS-4.5)**으로 체화하는 것입니다.


구체적인 일상 어휘부터 배우는 것이 가장 효과적인 이유

구체적인 명사를 32개의 필수 동작 동사 및 32개의 핵심 형용사와 결합하면 첫 주부터 수천 개의 자연스러운 문장을 만들 수 있습니다.


필수 주제별 Türkçe 어휘 플래시카드 15개 덱 (핵심 480단어)

덱 1: 일상 인사말, 예절 표현 및 필수 생활 회화 (32장)

안녕하세요, 좋은 아침, 부탁합니다, 감사합니다, 실礼합니다 등 기초 필수 회화.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
Merhaba 안녕하세요 (annyeonghaseyo) Merhaba, günün nasıl geçiyor? — 안녕하세요, 반갑습니다 (annyeonghaseyo, bangapseumnida)
Günaydın 좋은 아침 (joeun achim) Günaydın, iyi uyudun mu? — 좋은 아침입니다 (joeun achimimnida)
Tünaydın 점심 인사 (jeomsim insa) Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz. — 좋은 오후 보내세요 (joeun ohu bonaeseyo)
İyi akşamlar 좋은 저녁 (joeun jeonyeok) İyi akşamlar, akşam yemeği hazır. — 좋은 저녁 되세요 (joeun jeonyeok doeseyo)
İyi geceler 안녕히 주무세요 (annyeonghi jumuseyo) İyi geceler, tatlı rüyalar gör. — 잘 자요 (jal jayo)
Hoşça kal 안녕히 가세요 (annyeonghi gaseyo) Hoşça kal, yakında görüşürüz. — 다음에 또 봐요 (daeume tto bwayo)
Yarın görüşürüz 내일 봐요 (naeil bwayo) Yarın sabah işte görüşürüz. — 내일 아침에 만나요 (naeil achime mannayo)
Lütfen 부탁합니다 (butakhamnida) Lütfen bana suyu uzat. — 물 좀 주세요 (mul jom juseyo)
Teşekkürler 감사합니다 (gamsahamnida) Yardımın için teşekkür ederim. — 도와주셔서 감사합니다 (dowajusyeoseo gamsahamnida)
Çok teşekkürler 대단히 감사합니다 (daedanhi gamsahamnida) Her şey için çok teşekkürler. — 정말 고마워요 (jeongmal gomawoyo)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 일상 인사말, 예절 표현 및 필수 생활 회화


덱 2: 숫자, 요일, 월, 계절 및 시간 필수 어휘 (32장)

기초 숫자, 월요일부터 일요일, 사계절, 오늘·내일·아침·밤 및 시간 표현.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
bir (1) 일 / 하나 (il / hana) Bugün için bir biletim var. — 표가 한 장 있어요 (pyoga han jang isseoyo)
iki (2) 이 / 둘 (i / dul) İki kişilik bir masa lütfen. — 두 명 자리 부탁해요 (du myeong jari butakhaeyo)
üç (3) 삼 / 셋 (sam / set) Evimizde üç tane kedi var. — 고양이가 세 마리 있어요 (goyang-iga se mari isseoyo)
dört (4) 사 / 넷 (sa / net) Burada dört sandalye var. — 의자가 네 개 있어요 (uijaga ne gae isseoyo)
beş (5) 오 / 다섯 (o / daseot) Bana lütfen beş dakika verin. — 오 분만 기다려 주세요 (o bunman gidaryeo juseyo)
altı (6) 육 / 여섯 (yuk / yeoseot) Sabah saat altıda uyanırım. — 여섯 시에 일어나요 (yeoseot sie ireonayo)
yedi (7) 칠 / 일곱 (chil / ilgop) Bir haftada yedi gün vardır. — 일주일은 칠 일이에요 (iljuireun chil irieyo)
sekiz (8) 팔 / 여덟 (pal / yeodeol) Ders saat sekizde başlıyor. — 여덟 시에 시작해요 (yeodeol sie sijakhaeyo)
dokuz (9) 구 / 아홉 (gu / ahop) Tren saat dokuzda kalkıyor. — 기차는 아홉 시에 떠나요 (gichaneun ahop sie tteonayo)
on (10) 십 / 열 (sip / yeol) Bu defter on lira tutuyor. — 사과가 열 개 있어요 (sagwaga yeol gae isseoyo)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 숫자, 요일, 월, 계절 및 시간 필수 어휘


덱 3: 집, 방, 가구 및 일상 생활용품 어휘 (32장)

의자, 식탁, 침대, 소파, 램프, 문, 창문, 열쇠, 부엌, 침실 등 필수 가정용품 단어.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
ev 집 (jip) Evimiz parkın hemen yanında. — 우리 집은 공원 근처예요 (uri jibeun gongwon geuncheoyeyo)
daire 아파트 (apateu) Üçüncü katta bir daire kiraladım. — 시내에 있는 아파트에 살아요 (sinaee inneun apateue sarayo)
oda 방 (bang) Bu oda bütün gün güneş alıyor. — 이 방은 햇빛이 잘 들어요 (i bangeun haetbichi jal deureoyo)
mutfak 부엌 / 주방 (bueok / jubang) Annem mutfakta yemek pişiriyor. — 부엌에서 저녁을 요리해요 (bueokeseo jeonyeogeul yorihaeyo)
yatak odası 침실 (chimsil) Yatak odası oldukça sessiz. — 침실이 조용하고 따뜻해요 (chimsiri joyonghago ttatteuthaeyo)
banyo 욕실 / 화장실 (yoksil) Banyoda ellerimi sabunla yıkadım. — 욕실에서 손을 깨끗이 씻어요 (yoksireseo soneul kkaekkeusi ssiseoyo)
oturma odası 거실 (geosil) Akşamları oturma odasında dinleniriz. — 가족들과 거실에서 텔레비전을 봐요 (gajokdeulgwa geosireseo tellebijeoneul bwayo)
bahçe 정원 (jeongwon) Bahçede rengarenk çiçekler açmış. — 정원에 예쁜 꽃이 피었어요 (jeongwone yeppeun kkochi pieosseoyo)
sandalye 의자 (uija) Lütfen bu sandalyeye oturun. — 이 의자에 편하게 앉으세요 (i uijae pyeonhage anjeuseyo)
masa 식탁 / 테이블 (siktak / teibeul) Tabaklar yemek masasının üzerinde. — 식탁 위에 음식이 있어요 (siktak wie eumsigi isseoyo)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 집, 방, 가구 및 일상 생활용품 어휘


덱 4: 음식, 음료, 식사 및 식당 주문 필수 어휘 (32장)

물, 빵, 커피, 차, 우유, 치즈, 고기, 생선, 수프, 아침·저녁 식사, 메뉴판 및 계산서.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
su 물 (mul) Bir bardak soğuk su lütfen. — 시원한 물 한 잔 주세요 (siwonhan mul han jan juseyo)
ekmek 빵 (ppang) Fırından taze ve sıcak ekmek aldım. — 아침에 따뜻한 빵을 먹어요 (achime ttatteuthan ppangeul meogeoyo)
kahve 커피 (keopi) Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim. — 따뜻한 커피 한 잔 마실래요? (ttatteuthan keopi han jan masillaeyo?)
çay 차 (cha) İnce belli bardakta sıcak çay. — 따뜻한 녹차 한 잔 드세요 (ttatteuthan nokcha han jan deuseyo)
süt 우유 (uyu) Yatmadan önce ılık süt içtim. — 시리얼에 차가운 우유를 부어요 (sirieore chagaun uyureul bueoyo)
meyve suyu 주스 (juseu) Taze sıkılmış portakal suyu. — 시원한 오렌지 주스를 마셔요 (siwonhan orenji juseureul masyeoyo)
şarap 포도주 / 와인 (wain) Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap. — 스테이크와 함께 레드 와인을 마셔요 (redeu waineul masyeoyo)
bira 맥주 (maekju) Soğuk bir bardak bira söyledik. — 시원한 생맥주 두 잔 주세요 (siwonhan saengmaekju du jan juseyo)
peynir 치즈 (chijeu) Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim. — 고소한 치즈가 들어간 샌드위치 (gosohan chijeuga deureogan saendeuwichi)
tereyağı 버터 (beoteo) Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm. — 구운 식빵에 버터를 발라요 (guun sikppange beoteoreul ballayo)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 음식, 음료, 식사 및 식당 주문 필수 어휘


덱 5: 과일, 채소 및 슈퍼마켓 식료품 어휘 (32장)

사과, 바나나, 오렌지, 딸기, 토마토, 감자, 당근, 양파, 마늘, 샐러드, 올리브유 및 꿀.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
meyve 과일 (gwail) Yazın bol bol taze meyve yeriz. — 시장에서 신선한 과일을 샀어요 (sinseonhan gwaireul sasseoyo)
elma 사과 (sagwa) Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı. — 아삭하고 달콤한 빨간 사과 (asakhago dalkomhan ppalgan sagwa)
muz 바나나 (banana) Kahvaltıda süt ve muz yedim. — 노랗게 잘 익은 달콤한 바나나 (jal igeun dalkomhan banana)
portakal 오렌지 / 귤 (orenji / gyul) Kışın bol bol sulu portakal yeriz. — 상큼하고 달콤한 오렌지를 까먹어요 (orenjireul kkameogeoyo)
limon 레몬 (remon) Çorbaya biraz taze limon sıktım. — 노란 레몬은 맛이 아주 시어요 (noran remoneun masi aju sieoyo)
çilek 딸기 (ttalgi) Bahçeden taze kırmızı çilek topladık. — 새콤달콤한 빨간 딸기를 씻어요 (ppalgan ttalgireul ssiseoyo)
üzüm 포도 (podo) Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var. — 잘 익은 포도 한 송이를 땄어요 (podo han song-ireul ttasseoyo)
şeftali 복숭아 (boksung-a) Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir. — 향긋하고 부드러운 여름 복숭아 (budeureoun yeoreum boksung-a)
karpuz 수박 (subak) Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz. — 더운 여름날 시원한 수박을 먹어요 (siwonhan subageul meogeoyo)
ananas 파인애플 (painaepeul) Dilimlenmiş taze tropikal ananas. — 새콤달콤한 파인애플을 썰었어요 (painaepeureul sseoreosseoyo)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 과일, 채소 및 슈퍼마켓 식료품 어휘


덱 6: 가족, 친척, 친구 및 대인 관계 필수 어휘 (32장)

어머니, 아버지, 형제자매, 조부모, 남편, 아내, 자녀, 친구, 이웃, 동료 등 필수 어휘.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
aile 가족 (gajok) Ailem bu şehirde yaşıyor. — 우리 가족은 여기에 살아요. (uri gajog-eun yeogie sarayo.)
anne 어머니 (eomeoni) Annem her gün lezzetli yemekler pişirir. — 어머니는 요리를 잘 하세요. (eomeonineun yorireul jal haseyo.)
baba 아버지 (abeoji) Babam yerel bir hastanede çalışıyor. — 아버지는 병원에서 일하세요. (abeojineun byeong-won-eseo ilhaseyo.)
ebeveynler 부모님 (bumonim) Annem ve babam her yaz tatile gider. — 부모님은 지금 집에 계세요. (bumonim-eun jigeum jib-e gyeseyo.)
erkek kardeş 형제 (hyeongje) Kardeşim bir grupta gitar çalıyor. — 내 남동생은 기타를 쳐요. (nae namdongsaeng-eun gitareul chyeoyo.)
kız kardeş 자매 (jamae) Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor. — 내 언니는 대학생이에요. (nae eonnineun daehaksaeng-ieyo.)
oğul 아들 (adeul) Oğulları şimdi ilkokula gidiyor. — 그들의 아들은 학교에 가요. (geudeul-ui adeul-eun haggyo-e gayo.)
kız evlat 딸 (ttal) Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor. — 딸은 그림 그리기를 좋아해요. (ttal-eun geulim geuligileul joh-ahaeyo.)
büyükbaba 할아버지 (harabeoji) Dedem her akşam harika hikayeler anlatır. — 할아버지는 이야기를 해주셔요. (harabeojineun iyagileul haejusyeoyo.)
büyükanne 할머니 (halmeoni) Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir. — 할머니는 빵을 맛있게 구우세요. (halmeonineun ppang-eul mas-issge guuseyo.)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 가족, 친척, 친구 및 대인 관계 필수 어휘


덱 7: 의류, 신발, 액세서리 및 색깔 필수 어휘 (32장)

셔츠, 바지, 드레스, 재킷, 코트, 신발, 양말, 모자, 안경, 우산 및 빨강·파랑·초록·검정·하양 등 색깔.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
kıyafetler 옷 (ot) Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum. — 여행을 위해 깨끗한 옷을 챙겨요. (yeohaeng-eul wihae kkaekkeushan os-eul chaeng-gyeoyo.)
gömlek 셔츠 (syeocheu) Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor. — 그는 사무실에 흰 셔츠를 입고 가요. (geuneun samusil-e huin syeocheuleul ibgo gayo.)
tişört 티셔츠 (tisyeocheu) Yazın pamuklu bir tişört giyerim. — 여름에는 면 티셔츠를 입어요. (yeoleum-eneun myeon tisyeocheuleul ib-eoyo.)
kazak 스웨터 (seuweteo) Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor. — 이 울 스웨터는 겨울에 따뜻해요. (i ul seuweteoneun gyeoul-e ttatteushaeyo.)
ceket 재킷 (jaekit) Dışarı çıkmadan önce ceketini giy. — 밖에 나가기 전에 재킷을 입으세요. (bakk-e nagagi jeon-e jaekis-eul ib-euseyo.)
palto 코트 (koteu) Kalın paltosunu kapının yanına astı. — 그녀는 문 옆에 코트를 걸었어요. (geunyeoneun mun yeop-e koteuleul geol-eoss-eoyo.)
takım elbise 정장 (jeongjang) Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı. — 그는 새 정장을 샀어요. (geuneun sae jeongjang-eul sasseoyo.)
elbise 드레스 (deureseu) Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor. — 그녀는 예쁜 드레스를 입었어요. (geunyeoneun yeppeun deureseureul ibeosseoyo.)
etek 치마 (chima) Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor. — 이 치마는 블라우스와 잘 어울려요. (i chimaneun beullauseuwa jal eoullyeoyo.)
pantolon 바지 (baji) Bu siyah pantolon biraz fazla uzun. — 이 검은색 바지는 조금 길어요. (i geom-eunsaeg bajineun jogeum gil-eoyo.)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 의류, 신발, 액세서리 및 색깔 필수 어휘


덱 8: 신체 부위, 건강, 병원 진료 및 약국 어휘 (32장)

머리, 눈, 귀, 손, 발, 심장, 위, 치아, 통증, 열, 기침, 의사, 병원, 약국 및 약 필수 어휘.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
vücut 몸 (mom) Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar. — 규칙적인 운동은 몸을 튼튼하게 해요. (gyuchigjeog-in undong-eun mom-eul teunteunhage haeyo.)
baş 머리 (meori) Onaylamak için başını salladı. — 그는 동의하며 머리를 끄덕였어요. (geuneun dong-uihamyeo meolileul kkeudeog-yeoss-eoyo.)
saç 머리카락 (meorikarak) Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor. — 그녀는 아침마다 긴 머리를 빗어요. (geunyeoneun achimmada gin meolileul bis-eoyo.)
yüz 얼굴 (eolgul) Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum. — 찬물로 얼굴을 깨끗이 씻어요. (chanmullo eolgul-eul kkaekkeus-i ssis-eoyo.)
göz 눈 (nun) Gözlerini kapattı ve hemen uyudu. — 그녀는 눈을 감고 잠들었어요. (geunyeoneun nun-eul gamgo jamdeul-eoss-eoyo.)
kulak 귀 (gwi) Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı. — 그녀는 내 귀에 비밀을 속삭였어요. (geunyeoneun nae gwie bimil-eul sogsag-yeoss-eoyo.)
burun 코 (ko) Kış rüzgarından burnum çok üşüdü. — 겨울바람 때문에 코가 시려요. (gyeoulbalam ttaemun-e koga silyeoyo.)
ağız 입 (ip) Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın. — 치과 의사에게 입을 크게 벌리세요. (chigwa uisa-ege ib-eul keuge beolliseyo.)
diş 이 (i) Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum. — 매일 두 번씩 이를 닦아요. (maeil du beonssig ileul dakk-ayo.)
dil 혀 (hyeo) Sıcak çorba dilimi yaktı. — 뜨거운 수프에 혀를 데었어요. (tteugeoun seupeu-e hyeoleul de-eoss-eoyo.)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 신체 부위, 건강, 병원 진료 및 약국 어휘


덱 9: 동물, 반려동물, 자연 및 날씨 필수 어휘 (32장)

개, 고양이, 말, 새, 물고기, 사자, 나무, 꽃, 숲, 산, 바다, 강, 태양, 비, 눈, 바람 등 필수 단어.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
hayvan 동물 (dongmul) Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar. — 야생 동물이 숲속에서 자유롭게 살아요. (yasaeng dongmul-i supsog-eseo jayulobge sal-ayo.)
köpek 개 (gae) Köpek parkta neşeyle koşuyor. — 개가 공원에서 신나게 달리고 있어요. (gaega gong-won-eseo sinnage dalligo iss-eoyo.)
kedi 고양이 (goyangi) Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor. — 고양이가 따뜻한 소파에서 자요. (goyang-iga ttatteushan sopa-eseo jayo.)
kuş 새 (sae) Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor. — 작은 새가 나무 위에서 노래해요. (jag-eun saega namu wieseo nolaehaeyo.)
at 말 (mal) Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor. — 갈색 말이 들판을 달리고 있어요. (galsaeg mal-i deulpan-eul dalligo iss-eoyo.)
inek 소 (so) İnekler çayırda taze ot yiyor. — 소들이 목장에서 풀을 뜯어 먹어요. (sodeul-i mogjang-eseo pul-eul tteud-eo meog-eoyo.)
domuz 돼지 (dwaeji) Çiftçi her sabah domuzları besliyor. — 농부는 아침마다 돼지에게 먹이를 줘요. (nongbuneun achimmada dwaejiege meog-ileul jwoyo.)
koyun 양 (yang) Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor. — 하얀 양들이 언덕에 있어요. (hayan yangdeuri eondeoge isseoyo.)
tavuk 닭 (dak) Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar. — 암탉들이 아침마다 신선한 달걀을 낳아요. (amtalgdeul-i achimmada sinseonhan dalgyal-eul nah-ayo.)
tavşan 토끼 (tokki) Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever. — 하얀 토끼는 아삭한 당근을 좋아해요. (hayan tokkineun asaghan dang-geun-eul joh-ahaeyo.)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 동물, 반려동물, 자연 및 날씨 필수 어휘


덱 10: 여행, 공항, 기차, 호텔 및 길 찾기 필수 어휘 (32장)

비행기, 공항, 항공편, 여권, 여행 가방, 표, 기차, 버스, 택시, 호텔, 예약, 지도 및 좌우·동서남북.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
yolculuk 여행 (yeohaeng) Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı. — 주말 여행은 정말 즐거웠어요. (jumal yeohaengeun jeongmal jeulgeowosseoyo.)
havalimanı 공항 (gonghang) Havalimanına iki saat erken gelin. — 두 시간 전에 공항에 도착하세요. (du sigan jeon-e gonghang-e dochaghaseyo.)
uçak 비행기 (bihaenggi) Uçak tam zamanında havalandı. — 비행기가 정시에 이륙했어요. (bihaenggiga jeongsie ilyughaess-eoyo.)
uçuş 항공편 (hanggongpyeon) Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor. — 직항편은 두 시간 걸려요. (jikhangpyeoneun du sigan geollyeoyo.)
pasaport 여권 (yeogwon) Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin. — 출입국 심사대에서 여권을 보여 주세요. (chul-ibgug simsadae-eseo yeogwon-eul boyeo juseyo.)
biniş kartı 탑승권 (tapseunggwon) Biniş kartınızı elinizde hazır tutun. — 탑승권을 손에 들고 계세요. (tapseung-gwon-eul son-e deulgo gyeseyo.)
bavul 여행 가방 (yeohaeng gabang) Bu ağır bavulun dört tekerleği var. — 이 여행 가방은 무거워요. (i yeohaeng gabangeun mugeowoyo.)
sırt çantası 배낭 (baenang) Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum. — 방수 배낭에 노트북을 넣고 다녀요. (bangsu baenang-e noteubug-eul neohgo danyeoyo.)
tren 기차 (gicha) Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor. — 기차가 지금 출발해요. (gichaga jigeum chulbalhaeyo.)
tren istasyonu 기차역 (gichayeok) Ana tren istasyonunun önünde buluşalım. — 중앙 기차역 밖에서 만나요. (jung-ang gichayeog bakk-eseo mannayo.)

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 여행, 공항, 기차, 호텔 및 길 찾기 필수 어휘


덱 11: 도시 장소, 상점, 화폐 결제 및 일상 용무 어휘 (32장)

거리, 광장, 공원, 은행, 우체국, 슈퍼마켓, 빵집, 박물관, 영화관, 현금, 신용카드, 가격 및 영수증.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
şehir 도시 (dosi) Bu şehir çok canlıdır. — 이 도시는 아주 큽니다 (i dosineun aju keumnida).
köy 마을 (maeul) Sakin bir köyde yaşıyorlar. — 조용한 마을에 살아요 (joyonghan maeure sarayo).
merkez 시내 (sinae) Bugün şehir merkezine gidiyoruz. — 오늘 시내에서 만나요 (oneul sinae-eseo mannayo).
meydan 광장 (gwangjang) Ana meydan çok kalabalık. — 광장에 사람이 많아요 (gwangjange sarami manayo).
park 공원 (gongwon) Çocuklar parkta oyun oynuyor. — 공원에서 산책을 해요 (gongwoneseo sanchaegeul haeyo).
süpermarket 슈퍼마켓 (syupeomaket) Süpermarketten süt aldım. — 슈퍼마켓에서 장을 봐요 (syupeomakeseseo jangeul bwayo).
pazar 시장 (sijang) Pazarda taze meyve var. — 시장에 과일이 신선해요 (sijange gwairi sinseonhaeyo).
fırın 빵집 (ppangjip) Fırından sıcak ekmek aldım. — 빵집에서 빵을 샀어요 (ppangjibeseo ppangeul sasseoyo).
kitabevi 서점 (seojeom) Kitabevinden yeni bir roman aldım. — 서점에서 새 책을 샀어요 (seojeomeseo sae chaegeul sasseoyo).
giyim mağazası 옷가게 (otgage) Bu giyim mağazası çok uygun. — 이 옷가게는 옷이 예뻐요 (i otgageneun osi yeppeoyo).

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 도시 장소, 상점, 화폐 결제 및 일상 용무 어휘


덱 12: 학교, 직장, 사무실, 디지털 기술 및 직업 어휘 (32장)

학교, 대학교, 교사, 학생, 책, 펜, 컴퓨터, 전화기, 인터넷, 이메일, 직업, 사무실, 엔지니어 및 변호사.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
okul 학교 (hakgyo) Okul sabah sekizde başlıyor. — 아침에 학교에 가요 (achime hakgyo-e gayo).
üniversite 대학교 (daehakgyo) Üniversitede hukuk okuyor. — 언니는 대학교에 다녀요 (eonnineun daehakgyo-e danyeoyo).
sınıf 교실 (gyosil) Sınıfımız çok aydınlık ve geniş. — 교실 창문이 아주 커요 (gyosil changmuni aju keoyo).
ders 수업 (sueop) Bugünkü ders çok ilginçti. — 오늘 수업이 재미있어요 (oneul sueobi jaemiisseoyo).
ödev 숙제 (sukje) Ev ödevimi erken bitirdim. — 오늘 숙제를 다 했어요 (oneul sukjereul da haesseoyo).
sınav 시험 (siheom) Yarın önemli bir sınavım var. — 내일 중요한 시험이 있어요 (naeil jungyohan siheomi isseoyo).
kitap 책 (chaek) Bu kitap gerçekten çok sürükleyici. — 이 책은 정말 재미있어요 (i chaegeun jeongmal jaemiisseoyo).
defter 공책 (gongchaek) Notlarını bu deftere yaz. — 공책에 단어를 적으세요 (gongchaege daneoreul jeogeuseyo).
sayfa 페이지 (peiji) Kitabın onuncu sayfasını açın. — 책 십 페이지를 펴세요 (chaek sip peijireul pyeoseyo).
tükenmez kalem 펜 (pen) Mavi bir kalemin var mı? — 파란색 펜을 빌려주세요 (paransaek peneul billyeojuseyo).

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 학교, 직장, 사무실, 디지털 기술 및 직업 어휘


덱 13: 일상생활에서 가장 많이 쓰는 핵심 동사 32선 (32장)

이다/있다, 가지다, 가다, 오다, 하다, 먹다, 마시다, 자다, 말하다, 읽다, 쓰다, 사다, 일하다, 배우다 등 핵심 동사.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
olmak 이다 (ida) Bugün çok mutlu oldum. — 그분은 우리 선생님이에요 (geubuneun uri seonsaengnimieyo).
sahip olmak 가지다 (gajida) İki küçük köpeğimiz var. — 좋은 생각을 가지고 있어요 (joeun saenggageul gajigo isseoyo).
gitmek 가다 (gada) Her sabah işe erken giderim. — 친구와 함께 공원에 가요 (chinguwa hamkke gongwone gayo).
gelmek 오다 (oda) Akşam bize yemeğe gel. — 내일 우리 집에 오세요 (naeil uri jibe oseyo).
yapmak 만들다 (mandeulda) Sabahları taze kahve yaparım. — 아침에 따뜻한 커피를 만들어요 (achime ttatteutan keopireul mandeureoyo).
yemek 먹다 (meokda) Öğle yemeğini birlikte yiyoruz. — 가족과 저녁을 먹어요 (gajokgwa jeonyeogeul meogeoyo).
içmek 마시다 (masida) Günde iki litre su içerim. — 운동 후에 물을 마셔요 (undong hue mureul masyeoyo).
uyumak 자다 (jada) Bebek mışıl mışıl uyuyor. — 아기가 아주 잘 자요 (agiga aju jal jayo).
uyanmak 일어나다 (ireonada) Her sabah saat altıda uyanırım. — 아침 일곱 시에 일어나요 (achim ilgop sie ireonayo).
konuşmak 말하다 (malhada) O üç dili akıcı konuşuyor. — 천천히 말해 주세요 (cheoncheonhi malhae juseyo).

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 일상생활에서 가장 많이 쓰는 핵심 동사 32선


덱 14: 일상에서 가장 많이 쓰는 핵심 형용사 및 반의어 32선 (32장)

크다·작다, 좋다·나쁘다, 뜨겁다·차갑다, 새롭다·오래되다, 빠르다·느리다, 비싸다·싸다, 쉽다·어렵다 등 핵심 형용사.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
büyük 크다 (keuda) Büyük bir bahçeleri var. — 그들은 큰 집에 살아요 (geudeureun keun jibe sarayo).
küçük 작다 (jakda) Bu küçük çanta çok kullanışlı. — 이 가방은 아주 작아요 (i gabangeun aju jagayo).
iyi 좋다 (jota) Bu gerçekten çok iyi bir fikir. — 오늘 날씨가 정말 좋아요 (oneul nalssiga jeongmal joayo).
kötü 나쁘다 (nappeuda) Bugün dışarıda hava çok kötü. — 오늘은 공기가 나빠요 (oneureun gonggiga nappayo).
yeni 새롭다 (saeropda) Kendime yeni bir ayakkabı aldım. — 새 신발을 신고 나가요 (sae sinbareul singo nagayo).
eski 오래되다 (oraedoeda) Tepedeki kale oldukça eski. — 저 성은 아주 오래되었어요 (jeo seongeun aju oraedoeeosseoyo).
genç 젊다 (jeomda) Yeni doktorumuz oldukça genç. — 그 음악가는 아주 젊어요 (geu eumakganeun aju jeolmeoyo).
sıcak 뜨겁다 (tteugeopda) Dikkat et, çorba çok sıcak. — 국물이 아주 뜨거워요 (gungmuri aju tteugeowoyo).
soğuk 차갑다 (chagapda) Kış rüzgarı bugün çok soğuk. — 얼음물이 아주 차가워요 (eoreummuri aju chagawoyo).
ılık 따뜻하다 (ttatteutada) Bahar güneşi bugün çok ılık. — 봄 햇살이 참 따뜻해요 (bom haessari cham ttatteutaeyo).

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 일상에서 가장 많이 쓰는 핵심 형용사 및 반의어 32선


덱 15: 감정, 기분, 성격 및 취미·스포츠 어휘 (32장)

행복한, 슬픈, 피곤한, 화난, 차분한, 신난, 자랑스러운, 친절한, 정직한, 음악, 영화, 스포츠, 수영 및 요리.

단어·표현 (Türkçe) 뜻 (한국어) 예문 및 한국어 번역
mutlu 행복하다 (haengbokada) Güzel haberle çok mutlu oldu. — 오늘 정말 행복해요 (oneul jeongmal haengbokaeyo).
üzgün 슬프다 (seulpeuda) Filmin sonu biraz üzücüydü. — 영화 결말이 너무 슬퍼요 (yeonghwa gyeolmari neomu seulpeoyo).
yorgun 피곤하다 (pigonhada) Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum. — 운동을 해서 조금 피곤해요 (undongeul haeseo jogeum pigonhaeyo).
kızgın 화나다 (hwanada) Lütfen bana kızgın olma. — 저에게 화내지 마세요 (jeoege hwanaeji maseyo).
sakin 차분하다 (chabunhada) Mavi deniz bugün çok sakin. — 마음이 아주 차분해져요 (maeumi aju chabunhaejyeoyo).
gergin 긴장하다 (ginjanghada) Sınavdan önce biraz heyecanlıyım. — 발표 전에 조금 긴장돼요 (balpyo jeone jogeum ginjangdwaeyo).
heyecanlı 신나다 (sinnada) Çocuklar gezi için çok heyecanlı. — 소풍 갈 생각에 신나요 (sopung gal saenggage sinnayo).
şaşırmış 놀라다 (nollada) Sürpriz hediyeye çok şaşırdı. — 깜짝 선물을 받고 놀랐어요 (kkamjjak seonmureul batgo nollasseoyo).
gururlu 자랑스럽다 (jarangseureopda) Ailesi onunla gurur duyuyor. — 부모님이 그녀를 자랑스러워해요 (bumonimi geunyeoreul jarangseureowohaeyo).
endişeli 걱정하다 (geokjeonghada) Yağmur için hiç endişelenme. — 너무 걱정하지 마세요 (neomu geokjeonghaji maseyo).

👉 Flashcards World에서 이 덱 학습하기: Türkçe (Turkish) — 감정, 기분, 성격 및 취미·스포츠 어휘


간격 반복을 활용한 하루 15분 학습 루틴

23일에 한 덱씩(하루 1015장의 새 카드) 학습하고 모든 예문을 소리 내어 읽어 보세요.