Polski (Polish) Kelime Öğrenmek İçin En İyi Flashcard Setleri: A1–B2 Rehberi
Örnek cümleler ve aralıklı tekrar ile 15 tematik flashcard setinde (A1–B2) en önemli 480 günlük Polski (Polish) kelime ve ifadeyi öğrenin.
Interactive Premade Curricula
Polish Flashcard Decks (15)
Select any deck below to study cards with active recall, audio pronunciation, and FSRS spaced repetition, or filter by difficulty level.
Polski (Polish) — Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler
Polski (Polish) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Polski (Polish) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Polski (Polish) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
Polski (Polish) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Polski (Polish) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Polski (Polish) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Polski (Polish) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Polski (Polish) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
Polski (Polish) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Polski (Polish) — Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler
Polski (Polish) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Polski (Polish) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
Polski (Polish) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Polski (Polish) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Hemen pratik yapmaya hazır mısınız?
Günlük hayatta özgüvenle Polski (Polish) konuşmanın sırrı, en sık kullanılan 480 somut kelime ve ifadeyi 15 günlük temada Aktif Hatırlama ve Aralıklı Tekrar (FSRS-4.5) ile öğrenmektir.
Neden Önce Somut Günlük Kelimeleri Öğrenmek En İyisidir?
Somut isimleri en önemli 32 eylem fiili ve 32 sıfatla birleştirmek, ilk haftadan itibaren binlerce doğal cümle kurmanızı sağlar.
15 Temel Tematik Polski Kelime Seti (480 Çekirdek Kelime)
Set 1: Selamlaşma, Nezaket Sözcükleri ve Günlük İfadeler (32 kart)
Merhaba, günaydın, lütfen, teşekkürler, affedersiniz ve temel günlük konuşmalar.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| Cześć | Merhaba | Cześć, jak mija ci dzień? — Merhaba, günün nasıl geçiyor? |
| Dzień dobry | Günaydın | Dzień dobry, dobrze spałeś? — Günaydın, iyi uyudun mu? |
| Miłego popołudnia | Tünaydın | Miłego popołudnia w pracy. — Tünaydın, mağazamıza hoş geldiniz. |
| Dobry wieczór | İyi akşamlar | Dobry wieczór, kolacja jest gotowa. — İyi akşamlar, akşam yemeği hazır. |
| Dobranoc | İyi geceler | Dobranoc, śpij dobrze tej nocy. — İyi geceler, tatlı rüyalar gör. |
| Do widzenia | Hoşça kal | Do widzenia, do zobaczenia wkrótce. — Hoşça kal, yakında görüşürüz. |
| Do jutra | Yarın görüşürüz | Do jutra rano w pracy. — Yarın sabah işte görüşürüz. |
| Proszę | Lütfen | Podaj mi wodę, proszę. — Lütfen bana suyu uzat. |
| Dziękuję | Teşekkürler | Dziękuję za twoją pomoc. — Yardımın için teşekkür ederim. |
| Bardzo dziękuję | Çok teşekkürler | Bardzo dziękuję za wszystko. — Her şey için çok teşekkürler. |
Set 2: Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman (32 kart)
Temel sayılar, pazartesiden pazara günler, mevsimler, bugün, yarın ve saatler.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| jeden (1) | bir (1) | Mam jeden bilet na dzisiaj. — Bugün için bir biletim var. |
| dwa (2) | iki (2) | Poproszę stolik dla dwóch osób. — İki kişilik bir masa lütfen. |
| trzy (3) | üç (3) | Mamy w domu trzy koty. — Evimizde üç tane kedi var. |
| cztery (4) | dört (4) | Tutaj stoją cztery krzesła. — Burada dört sandalye var. |
| pięć (5) | beş (5) | Daj mi proszę pięć minut. — Bana lütfen beş dakika verin. |
| sześć (6) | altı (6) | Wstaję o szóstej rano. — Sabah saat altıda uyanırım. |
| siedem (7) | yedi (7) | Tydzień ma siedem dni. — Bir haftada yedi gün vardır. |
| osiem (8) | sekiz (8) | Praca zaczyna się o ósmej. — Ders saat sekizde başlıyor. |
| dziewięć (9) | dokuz (9) | Pociąg odjeżdża o dziewiątej. — Tren saat dokuzda kalkıyor. |
| dziesięć (10) | on (10) | Ta książka kosztuje dziesięć złotych. — Bu defter on lira tutuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Sayılar, Haftanın Günleri, Aylar ve Zaman
Set 3: Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar (32 kart)
Sandalye, masa, yatak, kanepe, lamba, kapı, pencere, anahtar, mutfak, yatak odası ve ev eşyaları.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| dom | ev | Nasz dom stoi blisko lasu. — Evimiz parkın hemen yanında. |
| mieszkanie | daire | Wynajmuję małe mieszkanie w centrum. — Üçüncü katta bir daire kiraladım. |
| pokój | oda | Ten pokój jest bardzo słoneczny. — Bu oda bütün gün güneş alıyor. |
| kuchnia | mutfak | Gotujemy obiad w dużej kuchni. — Annem mutfakta yemek pişiriyor. |
| sypialnia | yatak odası | Nasza sypialnia jest bardzo cicha. — Yatak odası oldukça sessiz. |
| łazienka | banyo | Myję ręce w czystej łazience. — Banyoda ellerimi sabunla yıkadım. |
| salon | oturma odası | Odpoczywamy wieczorem w salonie. — Akşamları oturma odasında dinleniriz. |
| ogród | bahçe | W ogrodzie rosną piękne kwiaty. — Bahçede rengarenk çiçekler açmış. |
| krzesło | sandalye | Usiądź proszę na tym krześle. — Lütfen bu sandalyeye oturun. |
| stół | masa | Obiad stoi już na stole. — Tabaklar yemek masasının üzerinde. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Ev, Odalar, Mobilyalar ve Günlük Eşyalar
Set 4: Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş (32 kart)
Su, ekmek, kahve, çay, süt, peynir, et, balık, çorba, kahvaltı, akşam yemeği, menü ve hesap.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| woda | su | Poproszę szklankę zimnej wody. — Bir bardak soğuk su lütfen. |
| chleb | ekmek | Kupuję świeży chleb w piekarni. — Fırından taze ve sıcak ekmek aldım. |
| kawa | kahve | Piję czarną kawę bez cukru. — Sabahları şekersiz Türk kahvesi içerim. |
| herbata | çay | Napijesz się gorącej herbaty z cytryną? — İnce belli bardakta sıcak çay. |
| mleko | süt | Dzieci chętnie piją ciepłe mleko. — Yatmadan önce ılık süt içtim. |
| sok | meyve suyu | Poproszę szklankę soku jabłkowego. — Taze sıkılmış portakal suyu. |
| wino | şarap | Kieliszek czerwonego wina do kolacji. — Akşam yemeğinde bir kadeh kırmızı şarap. |
| piwo | bira | Poproszę jedno zimne piwo. — Soğuk bir bardak bira söyledik. |
| ser | peynir | Kanapka z białym lub żółtym serem. — Kahvaltıda beyaz peynir ve zeytin yedim. |
| masło | tereyağı | Posmaruj świeżą bułkę masłem. — Sıcak ekmeğe taze tereyağı sürdüm. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Yiyecek, İçecek, Öğünler ve Restoranda Sipariş
Set 5: Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi (32 kart)
Elma, muz, portakal, çilek, domates, patates, havuç, soğan, sarımsak, salata, zeytinyağı ve bal.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| owoc | meyve | Świeże owoce są bardzo zdrowe. — Yazın bol bol taze meyve yeriz. |
| jabłko | elma | To czerwone jabłko jest soczyste. — Kırmızı elma oldukça sulu ve tatlı. |
| banan | muz | Dojrzały żółty banan dodaje energii. — Kahvaltıda süt ve muz yedim. |
| pomarańcza | portakal | Obieram słodką i soczystą pomarańczę. — Kışın bol bol sulu portakal yeriz. |
| cytryna | limon | Żółta cytryna ma kwaśny smak. — Çorbaya biraz taze limon sıktım. |
| truskawka | çilek | Latem jemy słodkie truskawki. — Bahçeden taze kırmızı çilek topladık. |
| winogrono | üzüm | Kiść słodkich zielonych winogron. — Sofrada bir salkım çekirdeksiz üzüm var. |
| brzoskwinia | şeftali | Ta dojrzała brzoskwinia ma miękki miąższ. — Yazın sulu Bursa şeftalisi çok sevilir. |
| arbuz | karpuz | Zimny arbuz świetnie gasi pragnienie. — Yaz akşamlarında soğuk karpuz keseriz. |
| ananas | ananas | Świeży ananas ma słodki zapach. — Dilimlenmiş taze tropikal ananas. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Meyveler, Sebzeler ve Süpermarket Alışverişi
Set 6: Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler (32 kart)
Anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş, büyükanne, büyükbaba, eş, çocuk, arkadaş, komşu ve meslektaş.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| rodzina | aile | Moja rodzina mieszka w tym mieście. — Ailem bu şehirde yaşıyor. |
| matka | anne | Moja matka codziennie pysznie gotuje. — Annem her gün lezzetli yemekler pişirir. |
| ojciec | baba | Mój ojciec pracuje w miejscowym szpitalu. — Babam yerel bir hastanede çalışıyor. |
| rodzice | ebeveynler | Moi rodzice co lato jeżdżą nad morze. — Annem ve babam her yaz tatile gider. |
| brat | erkek kardeş | Mój brat gra na gitarze w zespole. — Kardeşim bir grupta gitar çalıyor. |
| siostra | kız kardeş | Moja siostra studiuje medycynę na uniwersytecie. — Kız kardeşim üniversitede tıp okuyor. |
| syn | oğul | Ich syn chodzi teraz do szkoły podstawowej. — Oğulları şimdi ilkokula gidiyor. |
| córka | kız evlat | Ich córka uwielbia rysować kolorowe obrazki. — Kızları renkli resimler çizmeyi çok seviyor. |
| dziadek | büyükbaba | Mój dziadek opowiada wieczorem ciekawe historie. — Dedem her akşam harika hikayeler anlatır. |
| babcia | büyükanne | Moja babcia piecze w niedzielę świeży chleb. — Anneannem pazar günleri taze ekmek pişirir. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Aile, İnsanlar, Arkadaşlar ve İlişkiler
Set 7: Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler (32 kart)
Gömlek, pantolon, elbise, ceket, palto, ayakkabı, çorap, şapka, gözlük, şemsiye, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| ubrania | kıyafetler | Pakuję czyste ubrania na weekendowy wyjazd. — Hafta sonu gezisi için temiz kıyafetler alıyorum. |
| koszula | gömlek | On nosi białą koszulę do biura. — Ofise giderken beyaz bir gömlek giyiyor. |
| koszulka | tişört | Latem noszę przewiewną bawełnianą koszulkę. — Yazın pamuklu bir tişört giyerim. |
| sweter | kazak | Ten wełniany sweter dobrze grzeje zimą. — Bu yün kazak kışın beni sıcak tutuyor. |
| kurtka | ceket | Załóż kurtkę przed wyjściem na dwór. — Dışarı çıkmadan önce ceketini giy. |
| płaszcz | palto | Powiesiła swój gruby płaszcz przy drzwiach. — Kalın paltosunu kapının yanına astı. |
| garnitur | takım elbise | Kupił ciemny garnitur na nadchodzące wesele. — Düğün için koyu renk bir takım elbise aldı. |
| sukienka | elbise | Ona ma dziś na sobie elegancką letnią sukienkę. — Bugün çok şık bir yazlık elbise giyiyor. |
| spódnica | etek | Ta spódnica świetnie pasuje do jej bluzki. — Bu pilili etek bluzuyla çok iyi uyuyor. |
| spodnie | pantolon | Te czarne spodnie są trochę za długie. — Bu siyah pantolon biraz fazla uzun. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Giysiler, Ayakkabılar, Aksesuarlar ve Renkler
Set 8: Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane (32 kart)
Baş, göz, kulak, el, ayak, kalp, mide, diş, ağrı, ateş, öksürük, doktor, hastane, eczane ve ilaç.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| ciało | vücut | Sport utrzymuje ciało w dobrej formie. — Düzenli egzersiz vücudu güçlü tutar. |
| głowa | baş | Skinął głową na znak zgody. — Onaylamak için başını salladı. |
| włosy | saç | Ona czesze swoje długie włosy rano. — Her sabah uzun saçlarını fırçalıyor. |
| twarz | yüz | Myję twarz zimną wodą każdego ranka. — Yüzümü soğuk suyla yıkıyorum. |
| oko | göz | Zamknęła oczy i szybko zasnęła. — Gözlerini kapattı ve hemen uyudu. |
| ucho | kulak | Szepnęła mi cicho sekret do ucha. — Kulağıma sessizce bir sır fısıldadı. |
| nos | burun | Mam zimny nos od mroźnego wiatru. — Kış rüzgarından burnum çok üşüdü. |
| usta | ağız | Otwórz szeroko usta u stomatologa. — Dişçide ağzınızı lütfen iyice açın. |
| ząb | diş | Myję zęby dokładnie dwa razy dziennie. — Günde iki kez dişlerimi fırçalıyorum. |
| język | dil | Gorąca zupa poparzyła mi dzisiaj język. — Sıcak çorba dilimi yaktı. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Vücut Bölümleri, Sağlık, Doktor ve Eczane
Set 9: Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu (32 kart)
Köpek, kedi, at, kuş, balık, aslan, ağaç, çiçek, orman, dağ, deniz, nehir, güneş, yağmur, kar ve rüzgar.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| zwierzę | hayvan | Dzikie zwierzęta żyją wolno w lesie. — Vahşi hayvanlar ormanda özgürce yaşar. |
| pies | köpek | Pies biega radośnie po dużym parku. — Köpek parkta neşeyle koşuyor. |
| kot | kedi | Kot śpi spokojnie na ciepłej kanapie. — Kedi sıcak koltuğun üzerinde uyuyor. |
| ptak | kuş | Mały ptak śpiewa wysoko na drzewie. — Küçük bir kuş ağaçta şarkı söylüyor. |
| koń | at | Brązowy koń galopuje przez zielone pole. — Kahverengi at tarlada dörtnala koşuyor. |
| krowa | inek | Krowy jedzą świeżą trawę na łące. — İnekler çayırda taze ot yiyor. |
| świnia | domuz | Rolnik karmi świnie każdego ranka. — Çiftçi her sabah domuzları besliyor. |
| owca | koyun | Białe owce pasą się na zielonym wzgórzu. — Beyaz koyunlar yeşil tepede otluyor. |
| kura | tavuk | Kury znoszą świeże jajka każdego ranka. — Tavuklar her sabah taze yumurta yumurtlar. |
| królik | tavşan | Biały królik uwielbia chrupać świeżą marchewkę. — Beyaz tavşan kıtır havuç yemeyi çok sever. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Hayvanlar, Evcil Hayvanlar, Doğa ve Hava Durumu
Set 10: Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler (32 kart)
Uçak, havalimanı, uçuş, pasaport, bavul, bilet, tren, otobüs, taksi, otel, rezervasyon, harita, sol, sağ ve kuzey.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| podróż | yolculuk | Nasza podróż do Rzymu była niezapomniana. — Hafta sonu Roma gezimiz unutulmazdı. |
| lotnisko | havalimanı | Przyjedź na lotnisko dwie godziny wcześniej. — Havalimanına iki saat erken gelin. |
| samolot | uçak | Samolot wystartował dzisiaj punktualnie. — Uçak tam zamanında havalandı. |
| lot | uçuş | Nasz bezpośredni lot trwa dwie godziny. — Paris'e direkt uçuşumuz iki saat sürüyor. |
| paszport | pasaport | Pokaż swój paszport podczas kontroli. — Sınır kontrolünde pasaportunuzu gösterin. |
| karta pokładowa | biniş kartı | Trzymaj kartę pokładową w dłoni. — Biniş kartınızı elinizde hazır tutun. |
| walizka | bavul | Ta ciężka walizka ma cztery kółka. — Bu ağır bavulun dört tekerleği var. |
| plecak | sırt çantası | Noszę swój laptop w wodoodpornym plecaku. — Bilgisayarımı su geçirmez sırt çantasında taşıyorum. |
| pociąg | tren | Szybki pociąg odjeżdża z peronu trzeciego. — Hızlı tren üç numaralı perondan kalkıyor. |
| dworzec kolejowy | tren istasyonu | Spotkajmy się przed głównym dworcem. — Ana tren istasyonunun önünde buluşalım. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Seyahat, Havalimanı, Tren, Otel ve Yönler
Set 11: Şehir Mekanları, Mağazalar, Para ve Günlük İşler (32 kart)
Sokak, meydan, park, banka, postane, süpermarket, fırın, müze, sinema, para, kredi kartı, fiyat ve fiş.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| miasto | şehir | To miasto jest bardzo żywe. — Bu şehir çok canlıdır. |
| wieś | köy | Mieszkają na spokojnej wsi. — Sakin bir köyde yaşıyorlar. |
| centrum | merkez | Jedziemy dziś do centrum. — Bugün şehir merkezine gidiyoruz. |
| plac | meydan | Główny plac jest pełny ludzi. — Ana meydan çok kalabalık. |
| park | park | Dzieci bawią się w parku. — Çocuklar parkta oyun oynuyor. |
| supermarket | süpermarket | Kupuję jedzenie w supermarkecie. — Süpermarketten süt aldım. |
| targ | pazar | Na targu są świeże owoce. — Pazarda taze meyve var. |
| piekarnia | fırın | W piekarni pachnie chlebem. — Fırından sıcak ekmek aldım. |
| księgarnia | kitabevi | Kupiłem powieść w księgarni. — Kitabevinden yeni bir roman aldım. |
| sklep odzieżowy | giyim mağazası | Ten sklep odzieżowy jest duży. — Bu giyim mağazası çok uygun. |
Set 12: Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler (32 kart)
Okul, üniversite, öğretmen, öğrenci, kitap, kalem, bilgisayar, telefon, internet, e-posta, iş, ofis, mühendis ve avukat.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| szkoła | okul | Szkoła zaczyna się o ósmej. — Okul sabah sekizde başlıyor. |
| uniwersytet | üniversite | Studiuję na tym uniwersytecie. — Üniversitede hukuk okuyor. |
| klasa | sınıf | Nasza klasa jest bardzo jasna. — Sınıfımız çok aydınlık ve geniş. |
| lekcja | ders | Dzisiejsza lekcja jest ciekawa. — Bugünkü ders çok ilginçti. |
| praca domowa | ödev | Odrobiłem już pracę domową. — Ev ödevimi erken bitirdim. |
| egzamin | sınav | Zdałem ten trudny egzamin. — Yarın önemli bir sınavım var. |
| książka | kitap | Ta książka jest bardzo ciekawa. — Bu kitap gerçekten çok sürükleyici. |
| zeszyt | defter | Zapisz to w swoim zeszycie. — Notlarını bu deftere yaz. |
| strona | sayfa | Otwórzcie książki na dziesiątej stronie. — Kitabın onuncu sayfasını açın. |
| długopis | tükenmez kalem | Czy masz niebieski długopis? — Mavi bir kalemin var mı? |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Okul, İş, Ofis, Teknoloji ve Meslekler
Set 13: Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil (32 kart)
Olmak, sahip olmak, gitmek, gelmek, yapmak, yemek, içmek, uyumak, konuşmak, okumak, yazmak, satın almak, çalışmak ve öğrenmek.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| być | olmak | Jestem już gotowy do drogi. — Bugün çok mutlu oldum. |
| mieć | sahip olmak | Mamy w domu dwa koty. — İki küçük köpeğimiz var. |
| iść | gitmek | Idę teraz prosto do domu. — Her sabah işe erken giderim. |
| przychodzić | gelmek | Przyjdź do nas na kolację. — Akşam bize yemeğe gel. |
| robić | yapmak | Co robisz w ten weekend? — Sabahları taze kahve yaparım. |
| jeść | yemek | Jemy obiad o drugiej. — Öğle yemeğini birlikte yiyoruz. |
| pić | içmek | Piję rano zieloną herbatę. — Günde iki litre su içerim. |
| spać | uyumak | Dziecko śpi bardzo spokojnie. — Bebek mışıl mışıl uyuyor. |
| budzić się | uyanmak | Budzę się codziennie o szóstej. — Her sabah saat altıda uyanırım. |
| mówić | konuşmak | Ona mówi biegle po hiszpańsku. — O üç dili akıcı konuşuyor. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Günlük Hayatta En Çok Kullanılan 32 Temel Fiil
Set 14: En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları (32 kart)
Büyük, küçük, iyi, kötü, sıcak, soğuk, yeni, eski, hızlı, yavaş, pahalı, ucuz, kolay, zor, temiz ve kirli.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| duży | büyük | Oni mają bardzo duży ogród. — Büyük bir bahçeleri var. |
| mały | küçük | Mam w domu małego psa. — Bu küçük çanta çok kullanışlı. |
| dobry | iyi | To jest bardzo dobry pomysł. — Bu gerçekten çok iyi bir fikir. |
| zły | kötü | Dzisiaj jest bardzo zła pogoda. — Bugün dışarıda hava çok kötü. |
| nowy | yeni | Kupiłem sobie nowe buty. — Kendime yeni bir ayakkabı aldım. |
| stary | eski | Ten kamienny most jest stary. — Tepedeki kale oldukça eski. |
| młody | genç | Nasz nowy sąsiad jest młody. — Yeni doktorumuz oldukça genç. |
| gorący | sıcak | Uważaj, ta herbata jest gorąca. — Dikkat et, çorba çok sıcak. |
| zimny | soğuk | Woda w jeziorze jest zimna. — Kış rüzgarı bugün çok soğuk. |
| ciepły | ılık | Załóż dzisiaj ciepły sweter. — Bahar güneşi bugün çok ılık. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — En Önemli 32 Temel Sıfat ve Zıt Anlamlıları
Set 15: Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler (32 kart)
Mutlu, üzgün, yorgun, kızgın, sakin, heyecanlı, gururlu, nazik, dürüst, müzik, film, spor, yüzme ve yemek pişirme.
| Kelime (Polski) | Anlamı (Türkçe) | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|
| szczęśliwy | mutlu | Jestem dzisiaj bardzo szczęśliwy. — Güzel haberle çok mutlu oldu. |
| smutny | üzgün | Koniec tego filmu był smutny. — Filmin sonu biraz üzücüydü. |
| zmęczony | yorgun | Jestem zmęczony po długiej podróży. — Koşudan sonra kendimi yorgun hissediyorum. |
| zły | kızgın | Nie bądź na mnie zły. — Lütfen bana kızgın olma. |
| spokojny | sakin | Morze jest dzisiaj spokojne. — Mavi deniz bugün çok sakin. |
| zdenerwowany | gergin | Jestem trochę zdenerwowany. — Sınavdan önce biraz heyecanlıyım. |
| podekscytowany | heyecanlı | Dzieci cieszą się na wyjazd. — Çocuklar gezi için çok heyecanlı. |
| zaskoczony | şaşırmış | Byłem mile zaskoczony prezentem. — Sürpriz hediyeye çok şaşırdı. |
| dumny | gururlu | Rodzice są z niej dumni. — Ailesi onunla gurur duyuyor. |
| zmartwiony | endişeli | Nie bądź tym taki zmartwiony. — Yağmur için hiç endişelenme. |
👉 Bu seti Flashcards World'de çalış: Polski (Polish) — Duygular, Hisler, Kişilik ve Hobiler
Aralıklı Tekrar ile Günlük 15 Dakikalık Çalışma Rutini
Her 2–3 günde bir tematik set bitirin (günde 10–15 yeni kart) ve her örnek cümleyi yüksek sesle okuyun.